Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/8855 E. 2012/10112 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8855
KARAR NO : 2012/10112
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 20.03.2012 gün ve 2012/3464 Esas, 2012/4103 Karar sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davacı, 830 ada 2 ve 819 ada 7 parsel sayılı taşınmazların tapu sicilinde “… oğlu, …”; “…” ve “… kızı …” biçimindeki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun olarak “… oğlu … …” ve “… kızı … …” şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı idare vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.03.2012 günlü 2012/3464 Esas, 2012/4103 Karar sayılı ilamı ile nüfus kayıtlarında soyadı bulunmayan bir kişinin tapu kaydına soyadının yazılmasının mümkün olmadığı; ancak, tapu maliklerinin davacının murisleri ile aynı kişi olduğunun kanıtlanması halinde tespit kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, mahkeme kararının tamamının bozulmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dosyanın incelenmesinden, mahkemece nüfus kayıtlarında soyadları bulunmadığı halde tapu maliklerinin tapu kaydındaki kimlik bilgilerine soyadı eklenmesine karar verildiği gibi isimler yönünden yapılan düzeltmenin de nüfus kayıtlarına uygun olmadığı anlaşılmıştır.Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet … sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur ve bu tür davalarda amaç tapu kaydının nüfus kaydına uygun hale getirilmesidir.
Somut olayda, kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen dava konusu taşınmazların tapu malikleri … ve …’un dosya içerisindeki nüfus kayıt örneklerine göre; “… oğlu Yonus”un kimlik bilgilerinin “Yavuzarslan” soyadı da ilave edilmek suretiyle “… oğlu … Yavuzarslan” olarak, yine “… kızı …”nın nüfus kayıtlarına göre baba adının “…” olduğu anlaşıldığından tapu kaydındaki kimlik bilgilerinde “…” olarak yazılan baba adının “…” olarak düzeltilmesi doğru ise de nüfus kayıtlarında adı “…” olduğu halde hüküm sonucunda kimlik bilgilerinin “… kızı … Yavuzarslan” şeklinde düzeltilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, Dairemizin daha önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere getirtilen nüfus kayıtlarından, tapu maliki olduğu iddia edilen davacının murisi “… oğlu Yonus’un” 25.06.1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanununun yürürlüğe girmesinden önce 01.02.1929 tarihinde öldüğü ve soyadı bulunmadığı, yine tapu maliki olduğu iddia edilen davacının murisi “… kızı …” soyadı almadan 21.01.1936 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle, nüfus kayıtlarında soyadı bulunmayan bir kişinin tapu kaydına soyisminin yazılması mümkün değildir. Ancak, tapu malikleri “… oğlu …” ile “… kızı …”nin davacının murisleri ile aynı kişi olduklarının kanıtlanması halinde “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir tesbit kararı vermekle yetinilmesi gerekir.
Bu nedenle mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulması gerekirken bozma ilamımızda belirtilen gerekçeyle bozulmasının maddi hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün gerekçesinin değiştirilerek bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.03.2012 günlü 2012/3464 Esas, 2012/4103 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan gerekçeyle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.