YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14016
KARAR NO : 2011/9013
KARAR TARİHİ : 08.06.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … Fab. A.Ş. avukatınca duruşmalı davacı … diğer davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat …., ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2009 yılı Haziran ayında davalı … Ltd. Şt.nden …marka araç satım aldığını, ancak aracın sol ön camından rüzgar sesi geldiğini ve aracı üç kez yetkili servise götürdüğünü, … belgesi uygulama esaslarını dair yönetmeliğin 14.maddesindeki yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek araç için ödenen 29.286,00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davacının ileri sürdüğü hususların ayıp niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne dava konusu araç için ödenen 29.286,00 TL’den tespit edilen 500,00 TL değer kaybının düşülerek 28.786,00 TL’nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, faiz isteminin reddine karşılıklı ifa kuralları gereğince aracın davalı satıcıya iadesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde, dava konusu araç davacı tarafından halen kullanılmakta olup iade edilmediğine göre davacı ancak aracın iade tarihinden itibaren faiz talep edebileceği halde faiz talebinin reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nın 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte gösterilen nedenlerle davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte gösterilen nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının üçüncü maddesindeki “faiz isteminin reddine” sözlerinin hükümden çıkarılarak yerine hüküm fıkrasının (1) nolu bendine “hükmedilen alacağa aracın davalılara iade tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına” cümlesinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 8.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.