YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7467
KARAR NO : 2012/10133
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 01.02.2012 gün ve 2012/142 – 1202 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, murisi annesinin tapuda adına kayıtlı 124 parsel sayılı taşınmazda “…” olarak yazılan isminin “…” şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemizin 01.02.2012 günlü 2012/142 – 1202 esas ve karar sayılı ilamı ile karar onanmış, davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava konusu taşınmazın 1/3 paylı maliki “… kızı … …”in … olan isminin nüfus kayıtlarına göre “…” olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de dosya içerisinde “… kızı … …” adına bir nüfus kaydına rastlanamamıştır.
Taşınmazların kadastro tespiti sırasında mülkiyet … sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda tapu maliklerinin kimlik bilgileri ancak nüfus kayıtlarına göre düzeltilebilir. Dosyada “… kızı … …” adına bir nüfus kaydı olmadığına göre düzeltme yapılması doğru değildir.
Diğer taraftan, dosya içerisindeki tapulama tutanağının incelenmesinde, öncesi tapusuz olan dava konusu taşınmazın 1927 yılında şark muhacirlerinden … oğlu … karısı … ve kızı …’ye iskanen verildiği ve iskan defterinin 9/255 sırasında kayıtlı olduğu belirtilerek … oğlu, 1290 doğumlu… …, … kızı 1289 doğumlu … … ve … kızı … … adlarına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu 124 sayılı parselin tapu kaydına göre de taşınmazda 1/3 pay sahibi olan … oğlu … …’in 25.05.1998 tarihli, 499 yevmiye no’lu işlemle … oğlu … …’e payını devretmiş olduğu görülmektedir. Ceyhan Nüfus Müdürlüğünün 15.05.2012 tarihli yazısında davacının murisi ve tapu maliki olduğu belirtilen … kızı …’ın anne, baba ve kardeşlerini gösterir nüfus kayıt örneğinin çıkarılamadığı bildirilmektedir. İmamoğlu Nüfus Müdürlüğünün 27.04.2012 tarihli yazısı ve ekindeki nüfus kayıtlarına göre davacının murisi … kızı …’ın evlenmekle soyadının “…” olduğu ve naklen geldiği Ceyhan ilçesi, … köyü, Cilt No:27, Hane No:53’deki kaydında da soyadının “…” olduğu, evlenmekle geldiği yerin belirlenemediği ayrıca soyadı farklılığının tespit edilemediği ve nedeninin belirlenemediğinin bildirildiği görülmüştür. …’ın T.C. kimlik numarası, eşi ve çocukları değişmediği halde nüfus kaydı nakledilirken soyadında değişme olmuştur. … kızı … …’e ait bir nüfus kaydına ulaşılamamıştır. Davacının murisi “… kızı …” 1894 doğumlu olup, 1945’de vefat etmiştir. Babasının ismi de “…”dir. Tapu maliki “… …”in baba adı “…”dir. Tapulama tespiti 12.10.1952 tarihinde yapılmış, 05.06.1953 tarihinde kesinleşmiştir. Tespit yapıldığı sırada …’nin taşınmazın başına gelip tespiti doğruladığı yazılıdır. Ancak bu tarih itibariyle davacının murisi … evli ve ölüdür. Tapu maliki ile aynı kişi olması durumunda tutanağa ölü olduğunun yazılması gerektiği ve baba isimlerinin farklı olduğu hususları üzerinde de durulmamıştır.
Bu durumda mahkemece kadastro tutanağında dava konusu taşınmazın iskanen … … ve ailesine verildiği yazılı olduğuna göre iskan kayıtları getirtilmeli, ayrıca … …’in payı 25.05.1998 tarihli 499 yevmiye numaralı işlemle tapudan devredildiğine göre bu işleme ait akit tablosu istenmeli ve akit tablosundaki satıcı … …’in tablodaki kimlik bilgilerinden “… oğlu … …’in” nüfus kayıtları veraset ilamına esas teşkil edecek şekilde ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilmelidir. … kızı … …’in nüfus kaydına ulaşılması ve bu kişinin de davacının murisi “… kızı …” olduğunun tespit edilmesi durumunda istem kabul edilmeli, aksi halde dava reddedilmelidir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 13.05.2010 tarihli 2010/4861 – 5654 esas ve karar sayılı bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 01.02.2012 tarihli 2012/142 – 1202 esas ve karar sayılı onama kararı KALDIRILARAK, hükmün BOZULMASINA, 13.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.