YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7279
KARAR NO : 2012/8302
KARAR TARİHİ : 12.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu Aşıt mahallesi, 115 ada 107 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “… oğlu, … ” yazılı murisi babasının kimlik bilgilerinin, “… oğlu, … ” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Nüfus müdürlüğünden, dava konusu taşınmazın tapu kaydında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Somut olayda; davacının murisi …’in anne, baba ve kardeşlerini gösterir nüfus aile kaydı getirtilmeden hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ayrıca, tapu kaydına göre kayıt maliki görünen “… oğlu, …” ve dayanak kadastro tutanağına göre de “… oğlu, …” şeklindeki kimlik bilgileri ile nüfusa kayıtlı kişi veya kişiler olup olmadığı nüfus müdürlüğünden sorulmalıdır. Belirtilen kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin olduğu saptandığı takdirde, bu kişiler duruşmaya çağrılıp dava konusu taşınmazla ilgilerinin bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalıdır.
Mahkemece gerek tapu kaydı, gerekse kadastro tutanağında belirtilen kimlik bilgileri ile nüfus araştırması yapılması gerekirken Nüsret oğlu, … ” kimlik bilgileri ile nüfus araştırması yapılması da doğru görülmemiştir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.