YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7021
KARAR NO : 2012/8273
KARAR TARİHİ : 12.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.01.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, köy mezarlığı niteliğinde bulunan 678 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında düzenlenen kadastro tespit tutanağında tespitinin adına yapıldığını ancak tapu sicilinin oluşturulması sırasında malik hanesinin boş bırakıldığını ileri sürerek 678 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında boş bırakılan malik hanesine adının yazılmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, davacı mülkiyet hanesi boş bulunan 678 parsel sayılı taşınmazın mülkiyet hanesine adının yazılmasını istemiştir. Tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasının kaynağını, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim,
baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi oluşturur. Tapu sicil müdürlüğü tarafından 678 parsel sayılı taşınmazın tescil harici olduğundan tapu kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Tapu kaydı bulunmayan bir taşınmazda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi de istenemez. Bu nedenle mahkemece, davanın reddi gerekirken istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.