YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11969
KARAR NO : 2011/4227
KARAR TARİHİ : 22.03.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, davacılar Itır ve … ‘ün diğer davacı …’in ebeveyni olduklarını, ‘in 6 yıldan beri davalı okulda öğrenci olduğunu, okula başladığından beride kayıt yenileme işlemlerinin her yıl Temmuz ayında yapılmakta olduğunu, 2008-2009 eğitim yılı içinde kayıt yenilemek amacıyla temmuz 2008 tarihinde davalı okula müracaat ettiklerini, ancak kayıt yenileme işlemlerinin Haziran ayı sonunda bittiği gerekçesiyle kaydın yenilenmediğini, davalının bu hususta herhangi bir bildirimde bulunmadığı gibi mevzuatta da bu konuda düzenleme bulunmadığını, …’in kaydının yenilenmeyeceğini, duyunca yıkıma uğradığını, özgüvenini kaybettiğini, …’in okula alınmaması nedeniyle eşler arasında da sorunlar yaşandığını ileri sürerek … için 100.000 TL, anne ve babanın her biri için 50.000 TL olmak üzere toplam 200.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı … vasıtasıyla davacı anne ve babaya ulaştırılan yazı ve davacı anne babaya telefon ile bildirilen mesajlara rağmen cevap verilmediğini, davacıların süresi içinde kayıt yenilemediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, … için 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline fazla istek ile diğer davacıların taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
2010/11969 2011/4227
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-B.K’nun 49/2. maddesinde, manevi tazminatın miktarı tayin edilirken tarafların sıfatı iştigal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarınında nazara alınması gerektiği hükme bağlanmıştır. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Kanunun kendisine takdir yetkisi verdiği durumlarda hakimin hak ve nesafete hüküm vermesi zorunludur. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat nede ceza olmayıp, amacı zarara uğrayanda bir kusur duygusunu doğurmaktır. Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Miktarın belirlenmesinde ise her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı kuşkusuz olup, mahkemece takdir hakkı kullanılırken ona etkili olan nedenlerin karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde gösterilmesi gerekir.
Davaya konu olayda, davalının eylemi, davacı küçük …’in konumu ile dosyadaki diğer deliller gözetildiğinde, davacı küçük … için hüküm altına alınan 10.000,00 TL manevi tazminatın çok olduğu anlaşılmaktadır. O halde daha uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacı … için yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacıların tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.