YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6209
KARAR NO : 2012/8810
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmış, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde, 5685 sayılı Kanunla yapılan değişiklik doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak bilirkişilerin raporunda belirlenen bedelin davalı tarafından verilen sürede yatırılmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava konusu 501 ada 8 parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut bilirkişi heyetinin raporuna göre 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinin kapsamında kaldığı belirtilerek taşınmazın emlak ve rayiç bedeli toplamının yarısının 6.569,40 TL olduğu bildirilmiştir. Mahkemece davalıya bu belirlenen bedeli depo etmesi için kesin süre verilmiş, ancak davalı bu süre içinde bedeli depo etmemiştir. Bu nedenle mahkemece kesin süre içinde bedelin depo edilmemesinden dolayı davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Davalı temyiz dilekçesinde mahkemece belirlenen sürede icra takipleri nedeniyle ödeme güçlüğü çektiğini, bu nedenle bedeli depo edemediğini, ancak karar kesinleşmeden ödemeye hazır olduğunu bildirmiştir. 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde 5685 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu maddeye eklenen 2. fıkra ile “Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk
tüzel kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm, henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulanır. Evvelce açılan davalarda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan bu nitelikteki taşınmazların tapuları da talep etmeleri halinde aynı esaslara göre önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir.” hükmü getirilmiştir. Bu madde de öngörülen bedelin ilgililerince hazineye ödenmiş olması kaydı ile bu nitelikteki taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş olanlar hakkında açılacak davalar ile Hazinece bu kişiler aleyhine açılan derdest olan davalardan vazgeçileceği ve hatta Hazine adına tesciline ya da mera, yaylak ve kışlak vasfı ile özel siciline yazılmasına ilişkin mahkemelerce verilen kararların infaz edilmeyeceği, infaz olunanların bulunması durumunda bile talep halinde ilgililerine devredileceği belirtilmektedir. Eldeki dava henüz kesinleşmemiştir. Davalı ödeme talebinde bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, yasa gereği Hazine adına intikale kadar ödeme yapılabileceğinden davalının ödeme talebi dikkate alınarak belirlenen bedeli depo etmesi için davalıya makul süre verilerek ve onun sonucuna göre hüküm oluşturmak gerekmektedir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 21.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.