YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7995
KARAR NO : 2012/8615
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.04.2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ödenmeyen eser bedelinin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali, icra takibinin devamı ve inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, borcun KDV dahil 3.000,00 TL’lik kısmını kabul ettiğini, başkaca borcu bulunmadığını, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, davacı alacağı olarak bilirkişinin bulduğu 4.484,00 TL ve 3,00 TL üzerinden icra takibine itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen 11.11.2011 tarihli fatura muhteviyatı işlerden ve bu fatura tutarından ödenmeyen alacaktan kaynaklanmaktadır. Fatura muhteviyatına göre, davacının yaptığı imalat elektrik tesisatının onarım işidir. Faturada yapılan işin değeri 5.003,00 TL olarak gösterilmiştir. Taraflar arasında yapıldığı belirtilen 08.11.2010 tarihli adi yazılı sözleşme ile işin bedelinin 3.800,00 TL + KDV olarak belirlendiği görülmektedir. Anılan sözleşmenin 4. maddesinde zaruret halinde keşif fazlası bedelin davalı tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Dosya kapsamından, tarafların yapılacak işin değerini belirlediği ancak fazladan yapılan işin değerinin kararlaştırılmadığı anlaşılmaktadır. Yine davalı tarafından borcun 3.000,00 TL’lik kısmının kabul edilip bakiyesine itiraz edildiğinden uyuşmazlığın çözümü yapılan işin tespiti ile mümkündür. Borçlar Kanununun 366. maddesi gereğince tarafların kararlaştırmadıkları fiyatın inşaatın yapıldığı yılın mahalli rayiçlerine göre bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekir.
Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yapımını üstlendiği elektrik tesisatı onarım işinin hangi oranda yapıldığının saptanmasıyla giderilebilir. Tarafların eser bedelini kararlaştırmadıkları hallerde ise bedelin Borçlar Kanununun 366. maddesi gereğince işlerin yapıldığı yılın mahalli rayiçlerine göre tayin edilmesi gerekir. Kuşkusuz, bedelin ne şekilde tespit edileceği hususunda HMK’nın 266. maddesi uyarınca bilirkişi oy ve görüşüne başvurulması zorunludur.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle yerinde keşif yapılarak eserde tamamlanma oranını ve fazladan yapılan iş bulunup bulunmadığını saptamak, bu şekilde belirlenecek alacağa hükmetmek, kötü niyet tazminatını ise belirlenecek sonuca göre tayin etmek olmalıdır.
Kararın, açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.