Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/238 E. 2011/4648 K. 14.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/238
KARAR NO : 2011/4648
KARAR TARİHİ : 14.07.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm asıl davanın davacıları ile asıl davanın davalıları ve dahili davalılar …, …, … ve … vekillerince temyiz edilmiş, dahili davalılar vekillerince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar … vs. vekili Avukat …, müdahil … vekili Avukat …, müdahil …, davalı … vs. vekili Avukat … …. Diğer davacılar vekili ile davalı asiller ve vekilleri gelmediler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl davada tapu iptâli ve tescil ve tazminat, birleşen davada ise men’i müdahale ve ecrimisil istenmiş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar, davacılardan …, …, …, … ve … İnş.Ltd.Şti., davalılardan …, …, …, . … ve dahili davalılardan … ve …, … ile … vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre temyiz eden davacılar ile dahili davalılardan … ile … vekillerinin tüm, davalılar ile dahili davalılardan … ve … vekillerinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında düzenlenen 21.07.1988 günlü sözleşmede ikinci bodrum kat ile zemin katta dükkanların inşa edileceği, bu katlarda ikişer adet dükkanın yer alacağı ve her kattaki bir dükkanın arsa sahibine, bir dükkanın da yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmıştır. Hali hazırda mevcut yapının zemin katında 21 ve 22 nolu dükkanların bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde mevcut imzası inkar edilmeyen 17.11.2000 günlü tutanak kapsamından 22 nolu dükkanın davacılardan yüklenici şirket temsilcisi tarafından satıldığı ve tapu devrinin de yapıldığı saptanmıştır. Şu hale göre sözleşme uyarınca aynı kattaki diğer dükkan olan 21 nolu işyerinin arsa sahipleri üzerinde bırakılması zorunlu bulunmaktadır. O nedenledir ki 21 nolu dükkan hakkındaki tescil isteminin reddi yerine kabulü yerinde görülmemiştir.
Bunun yanında yine dosyada mevcut ve binadaki 14 ile 17 nolu dairelerin takasına dair tarihsiz tutanak ve tapu kayıtlarının içeriğine göre 14 numaralı dairenin arsa sahibine ait iken, yükleniciye bırakıldığı ve bu dairenin yüklenici tarafından satıldığı, 17 nolu dairenin ise arsa sahibine bırakıldığı belirlenmiştir. Nitekim davacı şirket temsilcisi … 18.03.2004 günlü celsede anılan tutanak altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyanla kapsamının doğruluğunu teyit etmiştir. Bu itibarla 17 numaralı daireye yönelik tescil isteminin kabulü dahi dosya kapsamına aykırı olmuştur.
Diğer taraftan yargılama sırasında alınan bilirkişi kurulu raporundaki tespitlere göre binada eksik ve projeye aykırı imalâtlar bulunmakta olup halen dahi yapı kullanma izin belgesi alınmış değildir. Mahkemece verilen kararda da yapı kullanma izin belgesi alınmadığı ve sözleşme uyarınca henüz koşulları oluşmadığından bahisle 18 nolu bağımsız bölüme ilişkin tescil istemi red edilmiştir. Ne var ki bilirkişi raporunda, belirtilen eksik, kusur, projeye aykırılık ve yapı kullanma izin belgesi alınmaması nedeniyle oluşacak mali yükümlülüklerin miktarı ve buna karşılık teminat teşkil edecek değerdeki bağımsız bölüm sayısı belirlenmemiştir. Bu nedenle mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak belirtilen konularda oluşacak mali yükümlülük tutarı saptanmalı, tescil isteminin reddine karar verilen 18 nolu daire dışında başkaca bağımsız bölüm veya bölümlerin de teminat olarak tutulması gerekiyorsa belirlenecek bu bağımsız bölüm veya bölümler açısından da aynı sebeple red kararı verilmeli, ilave bir teminatın gerekmediği anlaşılırsa sözleşmesi uyarınca yapı kullanma izin belgesi alınmamış olduğundan şimdiki gibi 18 nolu daireye yönelik tescil isteminin reddiyle yetinilmelidir. Son olarak da kabule göre, harç hesabının tescil istemi kabul edilen bağımsız bölümlerin dava tarihindeki değeri üzerinden yapılıp, yargılama giderlerinin de talep konusu yapılıp kabulüne karar verilen ve red edilen bağımsız bölümlerin değerleri arasındaki orana göre paylaştırılması gerekirken, belirtilen bu hususlar nazara alınmaksızın hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç olarak izah edilen sebeplerle eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacılar ile dahili davalılardan … ile … vekillerinin bütün, temyiz eden davalılar ile dahili davalılardan … ve … vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalılar ile dahili davalılar … ve … yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, kendilerini Yargıtay duruşmasında vekille temsil ettiren davalılar …, …, Ş…. … ve …’a verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan, bakiye 220,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden dahili davalılar … ve …’dan alınmasına, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.