Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14479 E. 2011/452 K. 20.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14479
KARAR NO : 2011/452
KARAR TARİHİ : 20.01.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 14.04.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 97 sayılı parsel üzerinden davalının 95 sayılı parseli yararına geçit irtifakı kurulmuştur.
Hükmü, 97 sayılı parselin maliki bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, 95 sayılı parsel tapuda Süleyman Yücel adına kayıtlıdır. Davacının, başkası adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde ne gibi bir hakkı olduğu, başka bir deyişle tapu kayıt maliki ile davacı arasında ne gibi bir bağlantı bulunduğu, aktif dava ehliyeti olup olmadığı hususu üzerinde durulmamıştır.
2010/14479 – 2011/452
Diğer taraftan davacı, aslında 96 sayılı parsel üzerinden gelip geçtiğini, geçitin 4 m eninde olması gerekeceğinden, nispi geçit ihtiyacı içerisinde olduğunu ileri sürmüştür. Dairemizin uygulamasına göre, komşu taşınmazlara daha az zarar verilmesini teminen geçit eninin en çok 2,5-3 m olması gerekmektedir. Diğer taraftan, 96 sayılı parselin malikleri ile davacı arasında akdi irtifak kurulmadan davanın şimdi olduğu gibi kabulüne olanak yoktur.
Bu saptamalara göre mahkemece yapılması gereken iş, 95 sayılı parsel ile davacı arasında ne gibi bir bağlantı olduğunu belirlemek, bu şekilde aktif dava ehliyeti olup olmadığını ortaya çıkarmak, davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu sonucuna ulaşılırsa davacıya 96 sayılı parsel üzerinden akdi irtifak kurulması için uygun bir mehil vermek, iradi irtifak kurulursa davacının nispi geçit ihtiyacı olup olmadığını araştırmak, bu ihtiyacın varlığı tespit edilirse, bunun sonucuna ve yukarıda belirtilen ilkelere uygun bir hüküm kurmak olmalıdır.
Değinilen bütün bu yönler bir yana bırakılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.