YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14731
KARAR NO : 2011/844
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.03.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalıya ait … parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Somut olayda, … parsel sayılı taşınmazın genel yola sınırı bulunmadığından mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. Tapu kaydından, dava dışı … parsel sayılı taşınmazda davacının 1/4 payı bulunduğu anlaşılmaktadır. 16.11.2009 günlü fen bilirkişi raporunda, mavi renkle gösterilen … parsel sayılı taşınmazın kuzey sınırındaki seçeneğin yaya geçişi için uygun olup araç geçişine müsait olmadığının belirtildiği görülmüştür.
2010/14731-2011/844
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya yöneltilmelidir. Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Bunun yanında, geçit ihtiyacının nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, … parsel sayılı taşınmaz yararına davalıya ait … parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulmuştur. Ancak, davacının paydaşı olduğu, genel yola cephesi bulunan … parsel sayılı taşınmazdan yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araç trafiğine elverişli olmayacak şekilde geçit kurulmasının mümkün olup olmadığı mevcut bilirkişi raporuna göre denetlenememektedir. Bu nedenle, mahkemece, fen bilirkişi raporunda mavi renkle gösterilen geçitin genişliği belirlenerek araç geçişine uygun olup olmadığı konusunda denetime açık rapor alınarak araç geçişine uygun olmadığı takdirde diğer alternatiflerden geçit kurulması gerekir.
Mahkemece, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 27.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.