Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5402 E. 2021/11371 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5402
KARAR NO : 2021/11371
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararından sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı, feri müdahil Kurum ve davalılardan … vekilleri ile … adına temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, Elbeyli İlköğretim Okulunda belirsiz süreli iş sözleşmesi ile Eylül 2004- Haziran 2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiş; mahkemece, bozmadan sonra bir kez daha davalı … açısından davanın reddine, diğer davalılar açısından davanın kabulüyle davacının, Elbeyli ilköğretim okulunda … tarihleri arasında her bir yılın 10 ayı olmak üzere 1.500 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. İnceleme konusu davada, davacı, davalı işverene ait işyerinde çalıştığı halde, bildirilmeyen hizmetlerin tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Dava dosyası incelendiğinde tanık ifadeleri arasında bariz çelişkiler bulunmakla, öncelikle tanık ifadeleri arasındaki bu çelişkiler giderilmeli, davacının çalışmasının niteliği, süresi ve dönemi belirlenmelidir. Bunun yanında bilhassa davalı Kaymakamlık ve vakıfça davacıya yapılan yardım ve ödenen ücretlerin sebebi sorularak bu ödemelerin sebep ve nitelikleri belirlenmeli, bu ödemelerin yardım mı yoksa çalışma karşılığı ücret niteliğinde mi olduğu da irdelenmelidir. Bu araştırmalar yanında davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Ayrıca davanın açılış tarihi itibariyle, davalı kurumun taraf sıfatının feri müdahil olarak gösterilmesi de isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı, feri müdahil Kurum ve davalılardan … vekilleri ile … adına temsilcisinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine, 30.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.