Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14585 E. 2011/632 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14585
KARAR NO : 2011/632
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.04.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı S.S. … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar, hak sahibi oldukları 1952, 5268 ve 1955 numaralı parsellerde kurulan geçit hakkı kapsamı dışında kalan kısmı da kullanmak suretiyle elatan davalıların müdahalelerinin önlenmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı gerçek kişiler davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı herhangi bir yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan S.S. … Konut Yapı Kooperatifi temyiz etmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazlardan … numaralı parselde … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada … parseller lehine 14.03.2005 tarihinde geçit hakkı kurulmuştur. Eldeki davada davacılar, geçit hakkının bulunduğu kısmı genişletmek suretiyle mülkiyet alanlarına elatan davalıların müdahalelerinin önlenmesini istemişlerdir. Davalı Kooperatife dava dilekçesi, duruşma günü ve mahkeme kararı, sürekli çalışanı olduğu belirtilen Hüsnü … Paksoy’a tebliğ edilmiştir.
2010/14585 – 2011/632
Davalı, kooperatifin tasfiye halinde olması ve tebligat yapılan şahsın çalışanları olmaması sebebiyle tebligatın usulsüz olduğunu belirtmiştir. Kooperatifin tasfiye halinde olması durumunda davanın tasfiye memurlarının huzuru ile görülmesi yasa gereği olup yöntemine uyulmayarak davalıya yapılan tebliğ ile yokluğunda yargılama yapılması savunma hakkını ortadan kaldıracaktır. Yargılamanın HUMK’nun 73. maddesine aykırı şekilde yapılıp sonuçlandırılması doğru değildir.
Belirtilen nedenle mahkemece taraf teşkilinin usulüne uygun olarak sağlanması için hükmü temyiz eden davalı kooperatifin tasfiye halinde olup olmadığı araştırılarak tasfiye halinde ise tasfiye memurlarının usulünce davada yer almaları sağlanmalı, bu davalının da savunma delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.