Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14097 E. 2011/72 K. 17.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14097
KARAR NO : 2011/72
KARAR TARİHİ : 17.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.08.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda davacının hissesi üzerindeki vakıf şerhinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; … hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı … yönünden kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın kabulüne dair verilen 10.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 29.08.2005 tarihli dilekçesi ile paylı malik olduğu … parsel sayılı, 9950 m2 tarla vasıflı taşınmaz üzerine konulan “Sultan Beyazıt Vakfı Şerhi”nin terkinini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı … İdaresi hakkındaki davada davacı tarafın … sayılı parselde 2004 yılından sonra edindiği paylar yönünden taviz bedeli ödenmiş olmakla 16.07.2004 tarihinde vakıf şerhi kaldırıldığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, bunun dışında kalan paylar yönünden ise 15.07.1992 tarihli 2714 yevmiye numarası ile davacının satın aldığı paylarda bulunan “Sultan Beyazıt Vakfı Şerhi”nin iptaline (kaldırılmasına) karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … İdaresi vekili temyiz etmiştir.
27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmü gereğince; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf; zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar
2010/14097 – 2011/72
tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığın çözümü için, kayda işlenen vakfın mukataalı veya icareteynli vakıflardan olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması gerekir.
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının keşfen incelenmesi, taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada kadim köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi, vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi zorunludur.
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır.
Hal böyle olunca vakıflara ait tapu kaydı ilk tesisinden itibaren getirtilmeli, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, Vakıflar Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK’nun 275. maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde bilirkişi görüşüne başvurularak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Somut olayda; mahkemece bu yönler üzerinde durulmaksızın davanın kabul edilmesi doğru görülmediğinden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; davacının tapuda 15.07.1992 tarih 2714 yevmiye ile satın aldığı 26880/72100 payın satıcısı dosyadaki resmi senede ve tapu kaydına göre … oğlu … Kara olduğu halde Tapu Sicil Müdürlüğünün 18.10.2006 tarihli yazısına itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.