YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/188
KARAR NO : 2012/4595
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca eksik ve kusurlu imalât bedeli ile yoksun kalınan kira karşılığının ve manevi zararın tazmini istemiyle açılmış, davalı süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı gibi geç teslim de olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık 13.04.2006 tarihli inşaat sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Sözleşmenin süre başlıklı maddesinde, davacı arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin 15 ay içerisinde anahtar teslimi olarak bitirilip teslim edileceği, iskân masraflarının taraflara ait olduğu kararlaştırılmıştır. Yapı ruhsatı 03.10.2006 tarihinde alındığından buna 15 aylık yapım süresi eklendiğinde inşaatın 03.01.2008 tarihinde tamamlanması gerekir. Davalı sürede inşaatı tamamladığını savunmuş ise de, bu tarihte teslimin yapıldığı kanıtlanamadığı gibi iskân ruhsatlarının 24.04.2009, 05.11.2009 ve 12.11.2009 tarihlerinde alındığı anlaşılmakla iskânların davacının kusuru nedeniyle geç alındığı da iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu nedenle davalının gecikme tazminatından sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Eksik ayıplı imalâtlar konusuna gelince; sözleşmedeki sürede teslim yapılmadığından, kaldı ki, davacının iskân belgeleriyle tesliminden sonra ayıp ihbarında bulunduğu dinlenen tanık anlatımları ve 25.11.2009 tarihli ihtarname içeriği ile sabit olduğundan davacının açık ayıplarla birlikte eksik ve gizli ayıp bedelini de isteyebileceği ortadadır. Ne var ki, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde belirlenen bu yönteme uygun araştırma yapılmadığından hükme dayanak alınamaz. O halde mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman teknik bilirkişi ile mahallinde keşif yapılarak davacıya ait bağımsız bölümlerdeki eksik ve kusurlu işler bedelini 2009 yılı piyasa fiyatlarıyla saptamak, 03.01.2008 tarihinden iskân raporlarının alındığı tarihe kadar oluşan gecikme dönemi için kira kaybını hesaplatmak ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurmaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.