Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9591 E. 2012/5085 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9591
KARAR NO : 2012/5085
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 11/10/1991- 30/01/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı … İlköğretim Okulu’nda 11.10.1991 – 30.01.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 11.10.1991 – 01.03.2006 tarihleri arasında davalı okulda kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararın hüküm kısmında çelişki bulunmaktadır. Kısa kararda, “ 23.03.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda ve taleple bağlı kalınarak davacının 11.10.1991 – 30.01.2006 tarihleri arasında davalı ilköğretim okulunda çalıştığının tespitine ” denilmişse de gerekçeli kararda “ davacının davasının kabulü ile, taleple bağlı kalınarak ” denilmek sureti ile “ 11.10.1991 – 01.03.2006 tarihleri arasında davacının çalıştığının tespit ve tesciline ” şeklinde hüküm kurulmuştur. Bir an için bu durumun bir yazım hatasından kaynaklandığı düşünülse de kısa kararda 23.03.2010 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığının bildirilmesi, söz konusu bilirkişi raporunda da davacının 01.01.2006 – 01.03.2006 tarihleri arasında 60 gün, günlük 17,70 TL ücret ile çalıştığının kabulü gerektiğinin bildirilmesi ve bu ifadenin gerekçeli karara da aynen geçmesi karşısında ortada bir yazım hatası bulunmadığı, mahkemenin hatalı olarak davacının talebinden fazlasına hükmettiği ve bu nedenle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşudur. Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim, davacıya ait kimi çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır. Bunun dışında davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; ücret belgeleri bulunup bulunmadığı, davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiği hususu araştırılmadan, işyerine ait dönem bordroları getirtilmeden, dinlenen tanıkların işveren kuruluşun kayıtlarına geçmiş kişiler olup olmadığı tespit edilmeden, komşu işyeri tanıkları usulünce tespit edilip dinlenilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının çalışmalarının eylemli olup olmadığını davalı kamu kuruluşu kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, davacının ücretinin kim tarafından ödendiğini tespit etmek, resmi belgelere ulaşılamaması halinde işveren kuruluşun davacının çalıştığı dönemlerde görev yapan yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini ve varsa bordro tanıkları ile komşu işyeri tanıklarını dinlemek ve sonucuna göre karar vermektir.
Kabule göre de Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine hüküm kurmak gerekirken bu yönün göz ardı edilmesi doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun ve davalı …’nün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.