YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5762
KARAR NO : 2012/4527
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalı yüklenici şirket vekilinin itirazı nedeniyle durması sonucu itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatının tahsili istemleriyle açılmış; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı yüklenici şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında Esentepe İlköğretim Okulu’nun mermer işlerinin davacı taşeron şirket tarafından yapılması konusunda 30.07.2005 tarihli sözleşme imzalanmış, yapılacak mermer işlerinin birim fiyatları belirlenmiştir. Davacı taşeron şirket 01.08.2006 tarihli faturayı davalı yüklenici şirkete göndermiş, bu fatura yüklenici şirket tarafından iade edilmiştir.
Yargılama sırasında dosyaya keşif sonucu rapor veren İnşaat Mühendisi … sözleşmedeki birim fiyatları dikkate almak suretiyle yapılan işin bedelini 6.910,00 TL olarak hesaplanmıştır. Sözleşmeye göre bilirkişinin raporuna esas aldığı birim fiyatlara KDV’nin dahil olmadığı anlaşıldığından, bilirkişi tarafından belirlenen miktara KDV eklendiğinde yapılan işin bedeli 8.153,80 TL olarak hesaplanmaktadır. Mahkemece bu miktar üzerinden itirazın iptâli ile icra takibinin devamına, bilirkişi raporuyla sonucuna varıldığına göre, likit bir alacak bulunmadığından davacı tarafın icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mali müşavir bilirkişinin itiraza uğrayan faturadaki değerlere göre hazırladığı rapor dikkate alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-İşlemiş faizin karar altına alınabilmesi için davalı borçlunun icra takibinin başlatılmasından önce Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi uyarınca miktar belirtir ve ödeme ister bir yazı veya ihtarname ile temerrüde düşürülmüş olması gerekir. İcra takibinin başlatılmasından önce davacı yukarıda belirtildiği şekilde ihtarname veya yazı göndererek davalı şirketi temerrüde düşürmediğine, faturada ödeme istemini içermediğine göre, davalı şirket icra takibinin başlatılmasıyla temerrüde düşmüştür. Bu durumda davacı taşeron şirketin işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken işlemiş faiz isteminin kabulü sonucunu yaratacak şekilde hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
3-İcra takibinde davacı şirket aylık %3 faiz isteminde bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılmış faiz oranı bulunmamaktadır. Davacı tarafça faiz oranının dayanağı da açıklanmamıştır. Bu durumda kabul edilecek asıl alacak miktarına icra takip tarihinden itibaren değişen oranlar da dikkate alınarak avans faizi uygulanmak suretiyle icra takibinin devamına karar verilmesi gerekirken, hiçbir dayanağı olmayan aylık %3 faiz uygulanması sonucunu yataracak şekilde icra takibinin devamına karar verilmesi yanlış olmuştur.
Yapılacak iş; inşaat mühendisi bilirkişinin sözleşme fiyatlarına uygun olarak düzenlenen raporu dikkate alınarak KDV eklenmek suretiyle bulunan iş bedeli 8.153,80 TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren değişen oranlar da dikkate alınarak avans faizi uygulanmak suretiyle itirazın iptâline icra takibinin devamına karar verilmesinden, fazla istemin ve icra inkâr tazminatı isteminin reddedilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 3 bent halinde açıklanan nedenlerle kararın davalı yüklenici şirket yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.