Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5009 E. 2011/6087 K. 04.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5009
KARAR NO : 2011/6087
KARAR TARİHİ : 04.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar, paylı malik oldukları dava konusu 706 parsel numaralı taşınmazda “… kızı …” şeklinde yer alan kaydın “ … kızı …”, “… oğlu …” şeklinde yer alan kaydın “ … oğlu …”, “… oğlu … …” şeklinde yer alan kaydın “ … oğlu …”, “… kızı … …” şeklinde yer alan kaydın “ … kızı …”, “… oğlu …” şeklinde yer alan kaydın ise “ … oğlu …” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
HUMK’nun 38.maddesine göre dava ehliyeti Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre tayin olunur. Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden davacı …’ın 21.03.2010 tarihinde, dava açıldıktan sonra öldüğü anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 28.maddesine göre hak ehliyeti ölümle sona erer.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; davacı …’ın mirasçılarının tespiti ile dava dilekçesinin mirasçılarına tebliğ edilerek yargılamaya devam etmek olmalıdır.
Yukarıda yazılı nedenlerle usulünce taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır
Diğer taraftan, davacı … ile ilgili olarak yapılan yargılama ve toplanan deliller de hüküm vermeye yeterli değildir.
Tapu kaydında kayıt düzeltilmesi istenen davacı … kızı …’un nüfus kaydı dosya içerisinde bulunmamaktadır.Bu davacının, diğer kayıt malikleri ile kardeş olduğu iddia edildiğinden, nüfus kaydı getirtilerek diğer kayıt malikleri ile kardeş olup olmadığı ,diğer delillerde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.