Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8636 E. 2012/2908 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8636
KARAR NO : 2012/2908
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların tüm davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 8.7.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece,davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 45.000,00TLmaddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline,ıslah ile manevi tazminat talebinde bulunulamayacağından manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve kayıtlardan;davaya konu iş kazasında davacının %40,20 oranında sürekli işgücü kaybına uğradığı,zararlandırıcı olayda davacının %20 oranında kusurunun bulunduğu,alınan hesap raporunda davacının karşılanmamış zararının 46.795,72TL olduğunun belirtildiği,bilirkişinin hesap yönteminde herhangi bir yanlışlığın olmadığı,davacının Adli Yardım talebinin mahkemece 9.7.2009 tarihli oturumda kabul edildiği,davacının 12.4.2010 tarihli ıslah talebidir konulu dilekçesi ile maddi tazminat talebini 45.000,00TL na artırırken aynı zamanda 65.000,00TL manevi tazminat talebinde de bulunduğu,anlaşılmıştır.
Islah ile manevi tazminat talebinde bulunulamayacağı hususu açık olmakla birlikte aynı zamanda Adli müzaheretten yararlanan taraf harç ödemekten de bağışık tutulur.Ayrıca mahkeme yargılama aşamasında taleple bağlı ise de nitelendirme kendisine aittir.Davacı her ne kadar 12.4.2010 tarihli ıslah talebidir konulu dilekçesi ile davayı ıslah etmek istediğini belirtmişse de adli yardımdan yararlanmasına karar verilip harçtan muaf olan davacının manevi tazminat talebine ilişkin dilekçesinin ek dava olarak nitelendirilmesi gerekir.
Bu açıklamalar kapsamında somut olayda adli yardımdan faydalanan davacının manevi tazminat istemine ilişkin talebinin ek dava olarak nitelendirilip tüm deliller bir arada tartışılarak manevi tazminat bakımından bir karar vermek yerine yanlış değerlendirme yapılarak ıslah ile talep olunamayacağı gerekçesi ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi ayrıca hükümde olay tarihinin infazda karışıklığa neden olacak şekilde açıkça yazılmaması hatalıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 05/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.