YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2441
KARAR NO : 2012/3774
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … … ile davalılar vekili Avukat …….. …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle ödenen bedelin iadesi için yapılan ilâmsız icra takibine yapılan itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davalı şirket hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ile davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ile davalı …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-20.10.2005 ve 27.12.2005 tarihli sözleşmelerin 2. maddesinde işveren olarak davacı … …, proje müellifi-mimar olarak davalı … ve Berk Mimarlık Limited gösterilmiştir. Davalı … aynı zamanda … Şirketi’nin yetkili temsilcisidir. Sözleşmelerin taraflar bölümüne göre davalı şirket de yüklenici olduğu gibi davalılar tarafından Beşiktaş 4. Noterliği’nden keşide edilen 14.07.2008 gün 15927 yevmiye nolu cevabî ihtarnamede şirketin yüklenici olduğu beyan ve kabul edilmiştir.
Bu durumda davalı şirket de yüklenici sıfatıyla sözleşmenin tarafı olup kendisine husumet yöneltilmesi doğru olduğundan bu davalı ile ilgili olarak da işin esasının incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile hakkındaki davanın husumetten reddi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan İİK’nın 67/II. maddesi hükmünce itirazın iptâli davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın likid olması da zorunludur. Alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama sonucu bilirkişi raporu ile saptandığından likid olmadığı gibi davanın büyük bir kısmı reddedildiğinden davalı itirazında tamamen haksız da değildir. Bu nedenle koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddi yerine davalı Ahmet Bican yönünden kabulü de usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı ile davalı …’in diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer bentler uyarınca kabulü ile hükmün 2. bent gereğince davacı, 3. bende göre de davalı … yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı … Ltd. Şti.’den alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan …’e verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.