Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1961 E. 2011/4743 K. 19.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1961
KARAR NO : 2011/4743
KARAR TARİHİ : 19.07.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, borçlu olmadığının tespiti ve tazminat istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı yüklenicinin adresi … olarak gösterilmiştir. Mahkemece davalı yüklenici adına dava dilekçesinde gösterilen adres yazılmak suretiyle çıkarılan davetiye adresin yetersiz olması nedeniyle tebligat yapılmadan geri çevrilmiştir. Bunun üzerine mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ve Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne yazılar yazılmış, Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen 23.01.2008 tarihli yazıda, davalı yüklenicinin iş adresinin “Atatürk Sanayi Bölgesi Sırtyolu Mevkii No:1 Hadımköy/İstanbul” olarak bildirildiği, ayrıca davalı yüklenici ev adresinin de gönderildiği belirlenmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne yazılan yazıya verilen cevaba dosya içerisinde rastlanmamıştır. Mahkemece Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından bildirilen adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat çıkarılmış, davalı yüklenici yargılamaya gelmemiş, bu şekilde taraf teşkili yapıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuş ve dava sonuçlandırılmıştır.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde müvekkilinin davadan haberinin olmadığını, müvekkiline Tebligat Kanunu’nun hükümlerine uygun şekilde tebligat yapılmadığını, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını belirterek kararın öncelikle bu yönden bozulmasını istemiştir.
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşları tarafından bildirilen adreslere bu madde hükümlerine göre tebligat yapılabileceği kabul edilmiştir. Davalı adresi kamu kurum ve kuruluşları tarafından bildirilmiş olsa dahi, önce bu adrese normal tebligat çıkarılması, tebliğsiz iade edilmesi durumunda; Tebligat Kanunu’nın 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması gerekir. Dairemizin ve HGK’nın yerleşmiş uygulamaları bu doğrultudadır.
Somut olayda, davalı yüklenicinin adresi olarak Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından bildirilen iş adresine normal şekilde tebligat gönderilmeden, doğrudan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılarak yargılamanın sürdürülmesi ve işin esası hakkında karar verilmesi davalının savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğundan, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı yüklenicinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.