YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14080
KARAR NO : 2011/437
KARAR TARİHİ : 20.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.06.2005 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine bozmaya uyularak orman işletme müdürlüğü aleyhine açılan dava da birleştirilmek suretiyle yapılan duruşma sonunda; kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliye bulunmadığından reddine, diğer davaların kabulüne dair verilen 23.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı orman işletme müdürlüğü ve … vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 3.5.2005 tarihli kadastro müdürlüğünün 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesine göre yaptığı düzeltme işlemi ile 1067 parsel sayılı taşınmazın miktarının azaltıldığını ileri sürerek işlemin iptalini istemiştir.
Davalı 633 parsel maliki ve davalı gösterilen Kadastro Müdürlüğü, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne dair verilen karar davalıların temyizi üzerine Dairemizce, Kadastro Müdürlüğünün davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığı düzeltme işleminin orman idaresinin lehine olduğu, verilen karar ile davada taraf olmayan orman idaresinin aleyhine hüküm tesis edildiği, bu nedenle orman idaresi aleyhine de dava açılarak birleştirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında orman idaresi aleyhine açılan dava eldeki dava ile birleştirilmiş, kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davaların kabulüne karar verilmiştir.
2010/14080-2011/437
Hükmü davalı orman işletme müdürlüğü ile davalı … temyiz etmişlerdir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir.
5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklindedir.
Somut olayda, davacılara ait 1067 ile 1068 parsel sayılı taşınmazların Bekdemirler köyü sınırları içerisinde olduğu, kadastro tespiti sırasında Kışmanlar köyü kadastro paftasındaki sınırları dikkate alınmadan orman ve 631, 632 ve 633 parsel sayılı taşınmazlara binmeli olarak tespit ve tescillerinin yapıldığı, kadastro müdürlüğünce 1067 ve 1068 parsel sayılı taşınmazlarda hatalı tersimat bulunduğu gerekçesiyle düzeltme yapıldığı anlaşılmaktadır. İşlemin dayanağını aslında mükerrer kadastro oluşturmaktadır.
Bilindiği gibi, Kadastro Kanununun 22.maddesi uyarınca evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. İkinci defa kadastrosu yapılmış ise ikinci kadastro bütün sonuçları ile hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 1026 maddesi uyarınca ikinci kadastro iptal edilerek ilgililere duyrulur. 30 gün içinde dava açılmadığı takdirde de ikinci defa yapılan kadastro re’sen iptal edilir şeklindedir. Anılan 22.madde ile de 41.maddeye paralel bir düzenleme getirilmiştir.
Yeniden somut olaya döndüğümüzde, kadastro müdürlüğü davacılara ait taşınmazın bulunduğu Bekdemirler köyündeki kadastronun sonraki tarihli olduğu ve taşınmazların tespiti sırasında tersimat hatası yapıldığı gerekçesiyle düzeltme yapmıştır. Gerçekten de davalılara ait taşınmazların bulunduğu köy sınırları dikkate alınmadan tersimat hatası yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu hatanın
2010/14080-2011/437
mükerrer kadastro nedeniyle Kadastro Kanununun 22 maddesi uyarınca düzeltilmesi de olanaklı iken tersimat hatası düzeltilerek mükerrer kadastronun 41.maddeye göre yapılan düzeltme ile giderilmesi işlemin iptalini gerektirmez. Mahkemece yapılan düzeltme işlemi doğru bulunduğundan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü yerinde görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.