YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14079
KARAR NO : 2011/260
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ve birleşen davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.12.2009 ve 18.01.2010 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 15.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve … vekilleri ve davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ve birleştirilen dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemlerine ilişkindir.
Davalı … ve … sayılı parsel malikleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … sayılı parsel lehine, bilirkişi raporunda … renkle gösterilen A ve B harfli yerlerden, … sayılı parsel lehine ise bilirkişi raporunda yine … renkle ve E, D, C, B, A harfleri ile gösterilen …, …, …, … ve … sayılı parseller üzerinden geçit tesis edilmiştir.
Hükmü, …, … ve … sayılı parsellerin malikleri davalılar temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit
2010/14079 – 2011/260
gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olaya gelince; mahkemece, hüküm sonucunda lehine geçit kurulan parsel numaraları belirtildiği halde, aleyhine geçit kurulan parsellerin numaraları gösterilmemiş, sadece krokide A, B, C, D ve E harfleri ile belirtilmiştir. Geçit davalarında bu hak taşınmazların leh ve aleyhine kurulacağından taşınmazların parsel numaralarının hükümde açıkça yazılması gereklidir.
Ayrıca, aleyhine geçit kurulan … ve … sayılı parsellerin yüzölçümü, kuzeydeki … sayılı parselden daha küçüktür. Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince … sayılı parsel üzerinden de geçit kurulup kurulamayacağı araştırılmalı, davacı … sayılı parsel malikine … sayılı parselin maliki aleyhine dava açmak üzere uygun bir mehil verilmeli, yerinde keşif yapılarak … sayılı parselin tamamından, mümkün olmadığı takdirde … sayılı parsel ile … ve … sayılı parsellerin ortak sınırından geçit kurulup kurulamayacağı hususu değerlendirilmelidir.
Birleştirilen davada ise, … parsel yararına … parsel üzerinden de geçit kurulmuştur. Ne var ki, … parsel malikinin davada taraf durumunu almadığı anlaşılmaktadır. … parsel maliki aleyhine dava açılmadan onun savunma ve delilleri sorulup saptanmadan aleyhine hüküm kurulması HUMK’nun …. maddesine aykırılık teşkil eder.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Kabule göre de; geçit davalarında hakimin her iki tarafın çıkarını dengelenmesi zorunlu olduğundan, geçit bedeli hesaplanırken yolun geçmesiyle taşınmazın uğrayacağı değer kaybı, yola tahsis edilecek taşınmaz parçasının değeri, taşınmazın genelinde meydana gelebilecek değer azalması olup olmadığı hususları da gözetilmelidir. Sadece muhdesat bedellerinin geçit bedeli olarak takdiri doğru olmadığı gibi, bu tür davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken bu kuralın gözardı edilmesi ayrıca geçit bedelinin hükmün kesinleşmesi halinde aleyhine geçit kurulan taşınmazlar malikine ödenmek üzere peşinen davacıya depo ettirilmemesi de yerinde değildir.
2010/14079 – 2011/260
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.