YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5408
KARAR NO : 2012/4878
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava eser sözleşmesinin ifası sırasında fazladan yapıldığı ileri sürülen imalâttan doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece ıslahla artırılan miktarda dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 10.08.2009 olan dava tarihi karar başlığında maddi hata sonucu 24.02.2010 olarak yazılmış olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde 21.09.2005 tarihinde sözleşme konusu işin onkoloji kısmında proje değişikliğine gidildiği ve ihale dosyasında bulunmayan bir takım imalâtların yapılmasına karar verildiği belirterek ve bu imalâtların ilave iş olduğu ileri sürülerek bedelinin tahsili talep edilmiştir. Davalı iş sahibi sözkonusu işlerin ilave imalât olmadığı, iş
değişikliği yapıldığını savunmuştur. Gerçekten de 21.09.2005 tarihli “tesbit tutanağı-I” başlıklı belgenin birici paragrafında imalât değişikliklerine karar verilmiştir şeklinde ifade kullanılmıştır. Bunun yanında davacı yüklenici davalı idareye verdiği 23.03.2007 tarihli dilekçesinde “24.11.2006 tarihli şikayet dilekçesini ilgi göstererek Samsun Devlet Hastanesi Poliklinik binasının onarılarak onkoloji servisi ve radyoterapi ünitesine dönüştürülmesi işinde projeler kapsamı dışında fazla imalât yapmamış olup, alacağının olmadığını kabul ve beyan ederiz. Sözkonusu şikayet dilekçemiz kesin hesap raporu hazırlanmadan önce düzenlenmiş olup şikayet konusu imalâtlarla ilgili bir alacak talebimiz yoktur” şeklinde beyanda bulunmuştur. Ayrıca bazı imalât tablolarının altında yüklenicinin, yaptığı fazlalık imalâtlardan dolayı herhangi bir hak talep etmediğine dair imzalı beyanları da bulunmaktadır.
Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında sözleşme dışı fazla imalâtların ya da iş değişikliğinin yapılması halinde iş bedelinin Borçlar Kanunu’nun 410 ve devamı maddeleri uyarınca yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre ve piyasa rayiçleri içinde yüklenici kârı da bulunduğundan ayrıca kâr eklenmeksizin ve iş değişikliği yapılmışsa yüklenicinin iş değişikliği sebebiyle tasarruf ettiği yapım miktarı veya bedeli mahsup edilerek ihale tenzilatı da düşülmeksizin hesaplanacağı kabul edilmektedir.
Bu durumda mahkemece özellikle sözleşme konusu işle ilgili, sözleşme ve ekleri ile yüklenici tarafından idareye verildiği anlaşılan 24.11.2006 tarihli şikayet dilekçesi ve ekleri ile düzenlenen imalât tabloları getirtilip mahallinde gerekirse yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişiler marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılarak dava dilekçesinde bedel talep edilen işlerin sözleşme dışı fazla imalât ya da iş değişikliği olup olmadığı, fazla imalât ya da iş değişikliği ile ilgili talep ettiği alacak kalemlerinden yüklenicinin 24.11.2006 tarihli şikayet dilekçesinde belirttiği ve 23.03.2007 tarihli dilekçesinde alacak talebinde bulunmadığını bildirdiği ve yine imalât tablolarına göre fazla imalâttan dolayı hak talep etmeyeceğini beyan ettiği imalâtlar olup olmadığı tesbit ettirilip, varsa bunların dışında olan işlerin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre ayrıca yüklenici kârı eklenmemek ve ihale tenzilatı da düşülmeksizin bedeli tesbit ettirilip bu bedelden de iş değişikliği varsa bu değişiklik sebebiyle yapılmasından vazgeçilen işler nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan bedelin o işin yapılmaması sebebiyle indirilmek suretiyle kalan yüklenici alacağına hükmedilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan TTK’nın 12/3. maddesi gereğince her çeşit imâl ve inşa işleri ticari iş olduğundan eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’un 2/II. maddesi gereğince avans faizi talep edebilir ise de davacı dava dilekçesinde daha az miktarda olan reeskont oranında faiz talep ettiği, ıslah dilekçesinde de oran belirtilmeksizin ticari temerrüt faiz isteminde bulunulduğundan davacının davalı idareye verdiği 22.07.2009 tarihli dilekçesinde ödenmesi talep edilen
alacağın miktarı belirtilmemiş olması sebebiyle temerrüde esas teşkil etmeyeceği ve kararlaştırılan kesin vade de bulunmadığından dava dilekçesinde talep edilen miktar için 10.08.2009 dava tarihinden, ıslahla artırılan bölüm yönünden de ıslah harcının yatırıldığı 04.05.2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanması gerekirken temerrüde esas teşkil etmeyen dilekçe tarihinden ve avans faiziyle birlikte tahsil kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 900,00’er TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak Yargıtay’daki duruşmasında vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.