Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/7366 E. 2011/6674 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7366
KARAR NO : 2011/6674
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, maddi tazminatın tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yanlar arasında… 4. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 18.11.2004 tarihli ve 22027 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Davacı, arsa sahibi; davalı ise yüklenicidir.
Davacı vekili, yanlar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmaza fazladan yapılan bodrum kattaki bir dairenin yüklenici tarafından satılması sebebiyle şimdilik bu satış bedelinden 7.250,00 TL’nin, inşaatın zamanında teslim edilmemesi nedeniyle 750,00 TL kira bedelinin, eksik işler bedelinden 1.000,00 TL’nin, iskân izni alınmaması ve kat mülkiyeti tapusu verilmemesi nedeniyle 1.000,00 TL’nin toplamı olan 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yanlar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine göre davalı mülkiyeti davacıya ait ve sözleşmede yazılı 57 ada, 4 numaralı parsele, sözleşmedeki koşullarla her katta bir daire olmak üzere; bir zemin, bir normal, bir dubleks katlı binanın yapımını ve sözleşme tarihinden itibaren 18 ay içerisinde inşaatı tamamlayarak dubleks kattaki dairenin davacıya teslimini yüklenmiştir. Tapu kaydı, yapı ruhsatı ve dosya kapsamındaki onaylı mimari projesi incelendiğinde; bodrum kattaki bir adet dairenin fazladan yapıldığı anlaşılmaktadır. Yanlar arasındaki sözleşmeye göre taraflarca inşaatın paylaşım oranı %50 olarak kararlaştırılmıştır. O halde, yasal olarak yapıldığı anlaşılan bodrum kattaki dairenin 1/2 payının davacıya ait olduğunun kabulü gerekir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 1. maddesi hükmü uyarınca, inşaatın 18.05.2006 tarihinde tamamlanması ve davacıya ait bağımsız bölümün teslimi gerekmektedir. Ancak, bodrum kattaki 18/102 arsa paylı ve 1 bağımsız bölüm numaralı dairenin, yüklenici davalı tarafından 19.07.2005 tarihinde dava dışı …adlı şahsa satılarak, kayden temlik edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre de, sözü edilen dairenin yarı payının davacıya teslimi gereken 18.05.2006 tarihi itibariyle ve serbest piyasa koşullarına göre bedelinin bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif yapılmak suretiyle belirlenmesi gerekir. Bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde; az yukarıda açıklanan şekilde daire bedelinin belirlenmediği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin 4 numaralı bendinde … tarafından keşide olunan; lehtarı … olan 13.06.2005 keşide ve 13.08.2005 vade tarihli ve 25.000,00 TL tutarlı bononun, inşaattaki eksiklikleri giderme iskân alma sözüyle birlikte bodrum katta inşa edilen dairenin bedeline karşılık verildiği açıklanmış ise de; davalı vekilinin cevap dilekçesinin (6) numaralı bendinde ise; sözü edilen bononun davacıya verilmesi sebebinin dubleks dairenin zamanında bitirilmemesi halinde davacıya ödenmesi gereken tazminatın teminatı olduğu açıklanmıştır. Kaldı ki, dosyada fotokopisi bulunan bononun arkasındaki …imzalı açıklama notuna göre de senedin sözleşmenin teminatı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Bu husus, mahkemece de tarafların beyanı alınarak incelenmemiştir. Bu sebeplerle, yanlarca itiraz edilen 22.02.2010 tarihli bilirkişi raporunda yapılan “bodrum kat daire için müteahhit tarafından, davacı arsa sahibine 25.000,00 TL bono verildiği tarihteki dairenin değerinin 50.000,00 TL olacağı, bu bedelin %50’si olan 25.000,00 TL’nin davacı arsa sahibine ödenmesi gerekeceği” içerikli açıklamanın hukuksal dayanağı bulunmamaktadır.
Diğer yandan; mahkemece, hüküm altına alınan ve 10.000,00 TL kapsamında kalan daire bedeli dışındaki dava konusu edilen alacak kalemlerinin, kabul edilmesinin hukuksal dayanağının kararda gösterilmemiş olması da HMK’nın 294 ve izleyen maddeleri hükümlerine aykırı olmuştur.
O halde, mahkemece yapılacak iş; az yukarıda açıklanan şekilde davalı yüklenici tarafından satılan bodrum kattaki dairenin yarı bedelinin belirlenmesi; dava konusu yapılan diğer taleplerin de değerlendirilmesi, sunulduğunda taraf delillerinin toplanması, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek uyuşmazlığın karara bağlanmasından ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.