Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/2236 E. 2011/3452 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2236
KARAR NO : 2011/3452
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ile … ve … dışındaki davalılar vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan, bakiye 1.190,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 13.06.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Taraflar arasındaki uyuşmazlık kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmıştır. BK’nın 355 ve devamı maddelerinde yer alan eser sözleşmelerinin bir türü olan bu sözleşmelerde zamanaşımı süresi, BK’nın 126/IV. maddesi hükmünce, müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç ve gereği gibi yerine getirmemiş, bilhassa ayıplı malzeme kullanmış, ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere 5 yıllık zamanaşımına tâbidir. Bu süre BK’nın 128. maddesi uyarınca inşaatın tamamlanıp teslim edildiği tarihte başlar. Somut olayda, sözleşmesine göre inşaatın 31.12.1996 tarihinde teslimi kararlaştırılmış ise de çatı piyesinde yapılan proje tâdilatı nedeniyle, inşaat ruhsatına fazla imalât için gereken 6 aylık süre ilave edilerek, 20.01.1998’de teslimin gerektiği bilirkişice saptanmış, bu tarihten itibaren dava tarihine kadar fazladan yapılan daire için kira kaybı hesaplanmıştır. Dava dilekçesinde inşaatın bitirilmesi gereken tarihten 1 yıl sonra teslim alındığı kabul edildiğine ve oturma belgesinin de 29.12.2000 tarihinde alınmış olmasına göre, 5 yıllık zamanaşımı süresinin oturma ruhsatı tarihinden başlatılması durumunda birleşen davanın açıldığı 04.02.2010 tarihinde çoktan geçmiş olduğu ortadadır. O halde birleşen davadaki fazlaya ilişkin istemin, süresinde ileri sürülen zamanaşımı def’i kabul edilerek bu nedenle reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin birleşen davada zamanaşımının BK’nın 126/IV. maddesi uyarınca reddine dair kararının bozulması yerine, dava konusu dubleks dairenin binadan ayrı teslimi gerekeceğinin kabulü düşüncesine götüren kira kaybının 2006 yılına kadar verilmesiyle teslimin henüz gerçekleşmediğine ilişkin çoğunluğun düşüncesine katılamıyoruz.