Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/5924 E. 2012/4447 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5924
KARAR NO : 2012/4447
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

Davacı …Turizm Planlama Restorasyon San ve Tic.Ltd.Şti. ile davalı … arasındaki davadan dolayı Edirne 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 09.09.2009 gün ve 2008/178-2009/261 sayılı hükmü onayan Dairemizin 01.06.2011 gün ve 2010/435-2011/3249 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

K A R A R –

Dava, Edirne’de bulunan … ‘na ilişkin restütisyon ve restorasyon projelerinin yapım bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vâki itirazın iptâline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı İl Özel İdaresi vekilleri, davalı şirketle akdî ilişkinin bulunmadığını, projelerin Çekül Vakfı tarafından dava dışı … ‘e çizdirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının yazılı sözleşmesi bulunmadığı, dava dışı … ‘in projelerin müellifi olduğu anlaşıldığından kanıtlanamayan akdî ilişki nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı temyizi üzerine Dairemizce onanmış bu defa davacının karar düzeltme istemiyle dosya yeniden incelenmiştir.
Davacı şirket tarafından … aleyhine 20.04.2007 tarihli faturaya dayanılarak yapılan takibe Edirne İl Özel İadaresi vekillerince sözleşme bulunmadığından bahisle itiraz edilmesi üzerine eldeki bu dava açılmıştır. Yargılama aşamasında gerçek hasmın … değil İl Özel İdaresi olduğu kabul edilerek temsilcideki yanılma giderilmiş ve İl Özel İdaresi vekilleri huzuru ile yargılamaya devam olunmuştur. Gerçekten davaya dayanak projelerin İl Özel İdaresi ile yapılan anlaşma uyarınca çizildiği, davalı İl Özel İdaresi vekillerince verilen 14.07.2008 tarihli katılma istemine ilişkin dilekçe içeriğinden kabul edilmektedir. bu konuda uyuşmazlık olmayıp uyuşmazlık, davacının sıfatındadır. Her ne kadar projelerde müellif olarak Dr. … ismi geçmekte ise de adı geçenin davacı şirketin ortağı olduğu ve şirket adına projeleri üstlendiği, gerek davacı
temsilcisi olarak şirket adına verdiği vekâletnameden ve dosyaya giren beyanlarından anlaşıldığı gibi proje teslimine ilişkin 07.10.2004 tarihli belgede de davacı şirket tarafından projelerin teslim edildiği görülmektedir. Hâl böyle olunca davacının yetkilisi ve ortağı bulunan … ‘in hazırladığı projelerin bedelini istemekte davacı sıfatının bulunduğu kabul edilmelidir. Ne var ki az yurarıda değinilen tutanakta ve yapı ruhsatının da 02.08.2004 tarihinde alınmasına göre projelerin bu tarihlerde tamamlandığı ortadadır. Bu durumda BK’nın 366. maddesi uyarınca proje bedellerinin 2004 yılı fiyatlarına göre uzman bilirkişiye hesaplattırılıp hüküm altına alınması ve talep yargılamayı gerektirmediğinden inkâr tazminatı isteminin de reddine karar verilmesi gerekir. Davacının 2007 tarihli düzenlediği faturaya dayanarak yaptırılan bilirkişi raporları yeterli kabul edilemez. Kararın açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekirken yanılgı sonucu onandığı anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılması ve mahkeme kararının bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 01.06.2011 gün ve 2010/435 E. 2011/3249 K. sayılı onama ilâmının kaldırılmasına ve mahkeme kararının BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcı ile ödediği karar düzeltme peşin harcının karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.