Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1571 E. 2011/3392 K. 08.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1571
KARAR NO : 2011/3392
KARAR TARİHİ : 08.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş ve davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl davada davalı yüklenici şirket lehine tapu siciline yazılan satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin terkini ve gecikme tazminatının tahsili, birleşen davada ise 31.03.2003 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tazminatın tahsili istenmiş, mahkemece atiye terk istemleri de dikkate alınarak her iki davadaki tazminat istemlerinin atiye terkine, birleşen davada sözleşmenin feshine karar verilmiş, asıl davada istem konusu yapılan şerhin terkini hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-HUMK’nın 388/II. ve 389. maddeleri uyarınca mahkemece davaya konu istek sonuçlarından her biri hakkında, verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Ne var ki asıl davada dava dilekçesinde gösterilen ada ve parseller üzerinde kayıtlı bulunan şerhlerin kaldırılması istenmesine rağmen bu istem hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir hüküm tesis edilmediği, yine asıl davada verilen hükümde, 31.03.2003 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin belirli ada ve parsellere hasren feshedildiği anlaşılmakta ise de bu ada ve parsellerin hangileri olduğunun belirtilmeyerek infazda tereddüt doğuracak şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; asıl davadaki şerhin kaldırılması istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, birleşen davadaki fesih istemi hakkında ise infazı kabil bir karar verilmesi açısından fesih isteminin hangi ada ve parsellere hasren kabul edildiği gösterilmek suretiyle bir karar verilmesidir. Değinilen hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak duruşmada kendilerini vekille temsil ettiren karşı tarafa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 08.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.