YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3097
KARAR NO : 2021/11985
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı Kurum vekili dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile kurum sigortalısı Orhan Şengün’ün davalıya ait işyerinde çalışırken … tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu iş göremez duruma giren ve maluliyeti %10,2 oranda belirlenen sigortalıya kurum tarafından bağlanan gelirlerin ilk peşin değerlerinin 3.966,20 TL. olduğunu, sonradan maluliyet oranına itiraz edilmesi üzerine tekrar yapılan inceleme sonucu kazalı sigortalının iş göremezlik dereecesi %42 oranda belirlenip, bağlanan gelirlerin de buna göre güncellenmesi ile ilk peşin değerleri tutarının 201.893,33 TL. olduğunu, ilk maluliyet oranı ile ilişkili olarak açtıkları davanın 2. İş Mahkemesinde görülerek bir kısım alacağın hüküm altına alındığını ve kararın kesinleştiğini, sonradan belirlenen maluliyet oranına dayalı bağlanan gelirlerin ilk değerleri itibariyle kesinleşen dosyada hüküm altına alınan kısmın mahsubu ile bakiye 197.927,13 TL. alacakları bulunduğunu beyanla iş bu dava ile kesinleşen 2. İş Mahkemesi dosyasında belirlenen %70 kusur oranı itibariyle bakiye kurum alacağının gelir bağlama onay tarihi olan … tarihinden itibaren faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili davaya karşı zaman aşımı itirazlarını ileri sürerek, söz konusu kazada müvekkili şirketin kusuru olmadığını, kusur raporunu, ıslah dilekçesini kabul etmediklerini, kazanın tamamen işçi kusurundan kaynaklandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; ” davanın kabulü ile 140.628.12 TL peşin sermaye değerinin tahsis onay tarihi olan … tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” dair karar verildiği anlaşılmıştır.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı Kurum tarafından açılan rücu davasında, sigortalı …’ün davalı iş yerinde … tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle kazalı sigortalıya bağlanan gelirlerden oluşan kurum alacağının tahsiline ilişkin … İş mahkemesinin … gün ve …. sayılı kesinleşen kararıyla kazalı işçi …’ün %10,20 maluliyet oranına göre davalı kurumca bağlanan gelirler sebebiyle oluşan kurum zararının … İş Mahkemesinde görülen davada işverenin %70 kusur oranı itibariyle hüküm altına alındığı, sonradan davacının malüliyetin artması nedeniyle …. İş Mahkemesine açtığı … sayılı tespit davasının kabülüne karar verilerek davacının …tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle malüliyetin %42 olduğuna karar verildiği, hükmün Yargıtay (kapatılan) … Hukuk Dairesinin … E.,K. sayılı ilamıyla kesinleştiği anlaşılmıştır. Sigortalı hak sahibinin sonradan maluliyetin %42 olarak belirlenmesi üzerine bu defa kurumca yeniden bağlanan ve ilk peşin değerleri tutarı 201.893,33 TL olan gelir nedeniyle oluşan kurum zararının kesinleşen kararda hüküm altına alınan kısmın mahsubu ile bakiye kısmının %70 kusur oranı gözetilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket sigortalıya bağlanan gelirlerden oluşan kurum zararının %70 kusur karşılığına tekabül eden kısmından sorumludur. Kazalı işçinin %42 olarak belirlenen maluliyet oranına istinaden kurumca sigortalıya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerleri toplamı 200.897,32 TL. dir. 2.iş Mahkemesinde görülüp de %10,20 orandaki maluliyet oranı ve yine davalı işverenin %70 kusuruna göre hüküm altına alınan miktarın ikinci gelir bağlama tarihine kadar olan dönemdeki işlemiş faizi ile birlikte belirlenen miktarın mahsubu da gözetilerek kurum alacağı hesabında alınan hükme esas alınan 10.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda kurumun iş bu dava ile talep edebileceği alacak miktarı 140.628,12 TL. olarak belirlenmiş olup buna yönelik davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunmuştur. 5510 sayılı Kanunun 93/3. maddesine göre davacı kurum tarafından açılacak rücu davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımının başlangıcı ise gelir bağlama tarihinden itibaren başlayacaktır. Dava konusu gelir 29/04/2016 tarihinde kurum tarafından bağlanmış olduğundan buna yönelik istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Sigortalı hak sahibi …’ün yukarıda anılan maluliyet tesbit davasında (… İş Mahkemesine açtığı 2014/581-696 E., K.) alınan ATK.Gen.Kurulu 17.04.2014 günlü raporuna göre hak sahibinin %42 oranında malüliyeti belirlenmiş olup anılan tesbit davasıyla malüliyet oranı kesinleşmiş olup, buna ilişkin davalı vekilinin istinaf itirazları yersiz görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yerel mahkemenin objektif, rasyonel ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki delillerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre HMK 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum temyiz dilekçesi ile kurumun talep edebileceği bedelin …. fiili ödeme + 38,22 TL. SYZ olmak üzere toplam 214.920,83 olduğunu, Toplam PSDG miktarı olan 214.920,83 TL. Den ilk bağlanan PSDG olan 3.966,20 TL. Düşüldükten sonra bakiye kalan 210.954,63 TL. Üzerinden hüküm kurulması gerekirken mahkemece, bilirkişi raporu ile belirlenen 200.897,32 TL. nin % 70 kusura denk gelen 140.628,12 TL. Kurum alacağı olduğu yönünde hüküm kurulduğunu, kurumun 7.040,12 TL. alacağının açıkta kaldığını, davalı tarafın, dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğunu, mahkemece ….İş Mahkemesinin 2008/677 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu gereğince % 70 üzerinden hüküm kurulduğunu, Yerel mahkeme kararının bu sebeple bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı temyiz dilekçesi ile; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının dinlenilmeden hüküm kurulduğunu, İş kazasının, işçinin kendi dikkatsizliği ve tam kusurlu davranışı sonucu meydana geldiğini, Müvekkile kusur atfedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kusur oranının yeniden araştırılmasını talep ettiklerini ancak mahkemece daha önceki dava dosyalarındaki kusur oranları nazara alınarak yeni bir araştırma yapılmaya gerek duyulmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.
Eldeki davada, 29.07.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacı kurum tarafından ilk rücu davası açılmış ve bu kararda sigortalının 28.02.2002 başlangıç tarihi itibari ile %10,2 oranında sürekli iş göremez hale gelmesi nedeniyle sigortalıya bağlanan gelirler ve yapılan diğer masrafların tahsiline dair karar verilmiş olduğu, ne var ki sigortalının işveren ve Kurum aleyhine açtığı davalar ile kesinleşen kararlardan sonra meydana gelen olay nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının başlangıçtan itibaren %42 olarak tespit edildiği ve mahkeme kararı sonrasında sigortalıya bu yeni oran üzerinden gelir bağlanması nedeniyle yeni bağlanan bu gelirler nedeniyle oluşan kurum zararının davalı işverenden tahsili talep edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Peşin değer, gelecekte ödenecek gelirlerin, yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek ıskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarını ifade etmekte olup, Kurum iş kazası, ya da, meslek hastalığı ile malullük sonucu sigortalılara ve bunların ölümü halinde hak sahiplerine yaptığı her türlü ödemelerle bağlamış bulunduğu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerini, zarara sebep olan işveren ya da üçüncü kişilere rucu etmektedir.
Kurumun, sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi, Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.
Sürekli iş göremezlik derecesindeki artmaya bağlı olarak değişime uğrayan gelir, yüksek iş göremezlik oranı nedeniyle bağlanmış olan başlangıçtaki gelir olup; gelir hesabındaki unsurlardan biri olan iş göremezlik oranındaki artma karşısında, başlangıçtaki gelirin, değişen iş göremezlik oranına uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu durumda, peşin sermaye değerli gelirin başladığı tarih itibariyle yüksek olan iş göremezlik oranına göre belirlenmesi zorunlu olup; başlangıçtaki düşük iş göremezlik oranı nedeniyle ödenen gelirlerin, yeni oran üzerinden belirlenmiş olan bu peşin sermaye değerli gelirlerden çıkartılması gereği bulunmaktadır.
Şu halde, sigortalının sürekli iş göremezlik durumuna girdiği … tarihi itibarıyla %42 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden saptanacak ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının Kurumdan sorularak, sigortalıya 28.02.2002-18.04.2016 tarihleri arasında ödenen fiili ödemeler düşüldükten sonra, gelirin ilk peşin sermaye değeri belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Gelir onay tarihi ise başlangıçtaki tarihtir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesi ile kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.