Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/4222 E. 2011/5579 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4222
KARAR NO : 2011/5579
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, işletmesel bir karar alındığını ve bu karar sonucu da davalı şirketin sürekli olarak yükselişini korumak ve daha ileriye taşımak için holdingleşme sürecine girdiği ve bu süreçte çalışan personelin niteliği konusunda bir takım girişimlerde bulunarak gençleştirmenin amaçlandığı bu sebeple üst kademelerde bile işçi çıkarımı yoluna gidildiği davacını bu işyerinde 2006 yılından bu yana SGDP ile çalışmaya devam ettiği ustabaşı olarak çalışan davacını niteliği ve yaşı itibariyle başka bölümlerde çalıştırılamadığı için iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı , işverenlik tarafından yapılan fesih işleminde yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında SGDP ile çalışanların işten çıkarılarak yerine sınavı kazanan alt birimlerin atandığını “çıkarılan işçilerin emeklilik hakların hakkını kazanarak emekli aylığı yanında SGDP ödeyerek çalışmaya devam ettiklerini işverenin aldığı işletmesel kararı uygulayarak genel olarak eşitlik ilkesine uygun davranıldığı” gerekçesi ile feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul ederek davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre özellikle davalı işveren 12.08.2009 tarihli fesih bildiriminde; herhangi bir sebep bildirilmeden aramızda akdedilen hizmet sözleşmesi 12.08.2009 tarihi itibariyle 4857 sayılı Yasanın 17. ve 18. maddeleri uyarınca sona ermiştir demek suretiyle iş akti sona erdirilmiştir. 4857 sayılı yasanın 19.maddesi uyarınca işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir biçimde belirtmek zorundadır. İşveren fesih bildiriminde fesih sebebini açık ve kesin biçimde bildirmediğinden fesih geçerli nedene dayanmaz .Öte yandan özellikle davalı vekilinin cevap dilekçesinde açıkça vurgulandığı üzere yeniden yapılanmanın bir gereği olarak çalışanların gençleştirilmesinin amaçlanarak davacının iş aktinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, alınan işletmesel kararın genel olarak eşitlik ilkesine uygun olarak uygulandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de sunulan belgelerden aynı sebeple işten çıkarılan işçilerin yerine alınan işçilerin ise genel olarak aynı yaş grubunda işçiler olduğu, nitekim davalı tanığı … bu hususu teyit ederek iş akti sona erdirilen ustabaşı niteliliğindeki işçilerin yerine hep yardımcılarını atandığını alt kadrodan gelenlerin daha yaşlı insanlar olabileceğini bu işletmesel kararda ekonomik tasarruf amacının ya dagençleştirme amacının güdülmediğini belirtirken emsal nitelikteki Konya 1.İş Mahkemesinin 2009/262 E sayılı dava dosyasında verdiği ifadesinde genel politika olarak çalışanların gençleştirilmesinin amaçlandığını bu amaçla ekmekliliği dolmuş çalışanların sözleşmelerinin sona erdirildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda dava dilekçesinde ileri sürülen gençleştirmeye yönelik işletmesel kararın tutarlı olarak uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Aynı işletmenin Çumradaki fabrikasında aynı konumdaki 4 ustabaşının halen çalışmaya devam ettiği her iki tarafında kabulündedir. Anılan sebeplerle holdingleşme sürecinde ileri sürülen gençleştirme kriterinin sadece yaş olarak anlaşılmaması aşağıdan gelen işçilerin aynı yaşta hatta daha yaşlı olsalar da önünü açılması fikrini gençleştirme olarak algılanması bu nedenle fesih işleminin işletmesel karar dayandığı ve geçerli olduğu yolundaki emsal dosyadan alınan bilirkişi raporuna itibar edilemez. Nitekim aynı sebeplerle iş akti feshedilen davacıların açtığı davanın kabulüne ilişkin Konya 1.İş Mahkemesinin 2009/254 E sayılı dava dosyası Dairemizin 2011/1423 E ,2011/3624 K sayılı ilamı ile onanmış yine Konya 1.İş Mahkemesinin 2009/262 E sayılı dava dosyası Dairemizin 2011/582 E ve 2011/3935 K sayılı ilamı ile onanmıştır.
Mahkemece, bu durumda fesih nedenin açık ve kesin olarak belirtilmemesi ve sadece SGDP ile çalışanların iş aktinin sona erdirilmesi yönündeki işletmesel kararın 18.madde kapsamında işletmenin işin ve işyerinin gereklerinden kaynaklanan geçerli nedene dayalı fesih olmadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar vermesi gerekirken reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılarak davacının emeklilik hakkının bulunması gözetilerek işe başlatmama tazminatı 4 ay olarak belirlenmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Alınması gereken 17.15 TL harçtan, peşin olarak alınan 15.60 TL harç çıkarılarak, geriye kalan 1,55.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
6.Davacının yapmış olduğu 103.70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.