YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13141
KARAR NO : 2011/7620
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin, iş kanunu ve iş yerinde geçerli olan TİS hükümlerine uygun olarak, geçerli nedenle feshedildiğini, fesih işleminin ABD Hava Kuvvetlerinin kesin talimatı sonucu, davalı iş yerinde gerçekleşen zorunlu tensikat nedeniyle yapıldığını,davalının yaptığı iş gereği talimatların dışına çıkmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece istek kabul edilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davalı şirketin ABD’nin Türkiye’deki müşterek savunma tesislerinin bakım, onarım, iaşe ve ibate hizmetlerini üstlendiği, davacının bu sözleşme kapsamında davalı şirketin işçisi olarak çalışmakta iken VBR Türkiye Üs Bakım Müteahhitliği sözleşmesinin ABD tarafından yenilendiği halde Türk vatandaşı işgücünü projesi yapılan işle orantılı hale getirmek ve söz konusu sözleşmenin maliyetini düşürmek konusunda verilen kesin talimat nedeniyle davalı işverenin davacı ve bir kısım işçinin iş sözleşmesini tazminatlarını ödeyerek feshettiği anlaşılmaktadır.
ABD Hükümetinin emirleri sonucunda azalan hizmet ihtiyacına cevap vermek için davalı VBR firmasının çalıştırdığı işçi sayısında tensikata gitmesinin bir zorunluluk olduğu ve bu uygulamaya gitmesinin “işletmesel karar olarak değerlendirilmesi gerektiği” dosya içeriğine göre sabittir.
İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte işyerinde yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 35.maddesinde birden fazla işçinin işten çıkarılmasının gerekmesi halinde sırasıyla gönüllüler, emeklilik aylığı almakta olanlar, emekliliğe hak kazanmış olanlar (emekliliğine 3 ay kalanlar dahil) ve kıdemi az olanların seçileceği düzenlenmiştir. Davacının emekliliğe hak kazandığı anlaşılmaktadır.Emekliliğe hak kazananlar arasında işten çıkarılacak işçinin seçiminde işvereni bağlayan her herhangi bir seçim ölçütü bulunmamaktadır.Gönüllü ayrılmak isteyenler olup olmadığı ile ilgili olarak önceden duyuru yapılmadığı ileri sürülmüşse de, davacı tarafından gönüllü ayrılmak isteyenler bulunduğunun iddia ve ispat edilmemiş olması karşısında önceden duyuru yapılmamış olmasının sonuca etkisi düşünülemez. Buna göre davalı işverence sözleşmenin anılan hükmü göz önünde bulundurularak işçi çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut delillere göre davalı işverenin işçi çıkarmada keyfi davranmadığı, feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 445.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 19.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.