Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12462 E. 2011/470 K. 21.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12462
KARAR NO : 2011/470
KARAR TARİHİ : 21.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.05.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, birleşen davada davacı vekili tarafından davalılar aleyhine 10.03.2010 tarihinde verilen dilekçe Türk Medeni Kanunun, 725.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın işlemden kaldırılmasına, birleşen davanın kabulüne, … aleyhine açılan davanın husumetten reddine dair verilen 22.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-davalı S.S.Uyum Konut Yapı Kooperatifi ve davalı/davacı … İnş.A.Ş. tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.01.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden S.S.Uyum Konut Yapı Kooperatifi ve Dost İnş.A.Ş. vekilleri Av.Kaan Oral ve Av…. ile karşı taraftan davalı vekili … vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava, çaplı taşınmaza taşkın bina yapmak suretiyle oluşan haksız elatmanın kal suretiyle kaldırılması ve ecrimisil tahsili istemlerine ilişkindir.
Birleşen davada, davalı ve davacı … A.Ş. 226 sayılı parselin kayıt maliki olduğunu, bu taşınmaz ile davacının …sayılı parseli ve kısmen de yol üzerine taşkın bina yaptıklarının, taşan kısımların Türk Medeni Kanununun 725.maddesi uyarınca adlarına tescilini istemiştir.
Mahkemece, yargılama aşamasında saptanan taşınmaz değeri üzerinden eksik peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadığından bahisle asıl davanın işlemden kaldırılmasına, birleşen davada Türk Medeni Kanununun 725. maddesindeki tescil koşulları oluştuğundan 680.400,00 TL zemin bedelinin ödenmesi şartıyla …sayılı parsele taşkın yapılan zemine ait davacı ve birleşen davanın davalısı üzerindeki kaydın iptali ile birleşen davanın davacısı şirket adına tesciline karar verilmiştir.
2010/12462-2011/470
Hükmü, asıl ve birleşen davanın davacıları temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, 1.500.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açılmış, kal istemine konu yapının değeri yargılama aşamasında 7.424.340,00 TL olarak belirlenmiştir. Yargılama aşamasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşıldığından, 22.06.2010 tarihli oturumda muhakemeye devam edilmiş, takip eden celseye kadar eksik değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadığından asıl dava yönünden davaya devam edilmeyerek, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin izlediği yöntem 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. ve 32.maddelerine uygun olduğundan, asıl davanın davacısı kooperatifin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Kooperatifin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Taşkın yapının bulunduğu …parsel sayılı taşınmaz 82.211 m2 yüzölçümünde olup tapuda kooperatif adına kayıtlıdır. Bilirkişi rapor ve krokisine göre ise, krokide mavi renkle gösterilen ve 4200 m2 olarak ölçülen taşınmaz bölümü …sayılı parselin çapı içerisindeki okul ve müştemilatına ait yerdir. Görülüyor ki, …sayılı parsel üzerine daimi kalacak şekilde binalar yapılmış, bu yapılarla zemin bütünleşmiştir. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur. Ne var ki, taşkın yapı sahibinin Türk Medeni Kanununun 725.maddesinden yararlanabilmesi için, yapılan binanın İmar Kanunu hükümlerine uygun yapılması, ileride yıkıma tabi tutulmaması gerekir. Zira, yasalar uyarınca ilerde yıkımı öngörülen bir yapının zemininin tescilini talep etmek, iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz.
Somut olayda; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümenince 25.12.2007 tarihinde …sayılı parsel üzerindeki yapının (okul ve müştemilatının) yıktırılmasına karar verilmiş, bu kararın iptali için birleşen davanın davacısı … A.Ş. tarafından idare mahkemesine başvurulmuş, İstanbul 5.İdare Mahkemesinin 30.10.2009 tarihli 2008/203-2009/1763 sayılı ilamı ile …sayılı parsel üzerindeki yapının 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında yapılanması kısıtlı alanda, küçük bir kısmının da yolda kaldığı 2960 sayılı Kanunun geçici 4.maddesi uyarınca yapı yapılamayacağı, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen hususların ruhsat gerektirdiği
2010/12462-2011/470
ve bu haliyle ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle taşınmaz hakkındaki belediyece 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13/a maddesine göre yıkıma ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı nedeniyle reddedilmiştir. Şu duruma göre, …sayılı parsel üzerindeki yapının yasalar uyarınca yıkılması zorunludur. Yukarıda sözü edildiği üzere yıkılmasında zorunluluk bulunan bir yapının Türk Medeni Kanununun 725.maddesinden yararlanılarak tescil olanağı bulunmadığından, birleşen davanın reddi gerekir.
Mahkemece yapılan bu saptama ve yasaların emredici kuralları bir yana bırakılarak şartları gerçekleşmiş gibi birleşen davadaki istemin hüküm altına alınması doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Kabule göre de; asıl davanın davacısı Uyum Konut Yapı Kooperatifi ile birleşen davanın davacısı Dost İnşaat A.Ş. arasında düzenlenen 16.04.1996 tarihli satış vaadi sözleşmesinin “tarafların hak ve yükümlülükleri” başlıklı 2.maddesinin (A) bendinde asıl davanın davacısı Uyum Konut Yapı Kooperatifi tarafından, birleşen davanın davacısı yükleniciye …sayılı parsel üzerindeki okul arsasının “bedelsiz” devredilmesi kararlaştırıldığı halde bu arsanın birleştirilen davanın davacısı Dost İnşaat A.Ş.’ye ayrıca bedelinin ödenmesi karşılığı tesciline karar verilmesi de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle asıl davanın davacısı kooperatifin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle asıl davanın davacısı kooperatif yararına, BOZULMASINA, 825,00 Yargıtay duruşma vekalet ücretinin birleşen davanın davacısı Dost İnşaat A.Ş.den alınarak asıl davanın davacısı Uyum Konut Yapı Kooperatifine verilmesine, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin de birleşen davanın davacısı Dost İnşaat A.Ş.’den alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan Sarıyer Belediyesine verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 21.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.