Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14046 E. 2011/536 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14046
KARAR NO : 2011/536
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.09.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı genel yola çıkışı bulunmayan 141 ada 8 parsel sayılı taşınmazı lehine, davalıya ait … ada …parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece … ada … parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesisine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Geçit hakkı tesisi davalarında amaç, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazların yola çıkışını sağlamaktır. Geçit davaları taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan almaktadır. Davacının subjektif arzusunun önemi yoktur. Genel ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi ilkeside gözetilerek tüm alternatifler değerlendirilerek sonucuna gidilmelidir.
Eldeki davada, lehine geçit kurulan … ada … parsel sayılı taşınmaz üç sınırından yola cephelidir. Kadastro teknisyeni ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişiler yol ile davacı parseli arasında kot farkı bulunduğundan geçişe elverişli olmadığını belirtmişler ise de bu değerlendirme yanılgılıdır. Davacı taşınmazına yapacağı merdiven yada tesviye ile yolla kendi irtibatını sağlayabileceği gibi, ahırın kapı yönü değiştirilerek hayvanlarının yolla irtibatını sağlamasının mümkün olduğu dosyadaki kroki ve fotoğraflardan
2010/14046-2011/536
anlaşılmaktadır. Mahkemece geçit ihtiyacı bulunmayan davacının davasının reddine karar verilecek yerde davacı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulması doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Kabule göre de; HUMK’nun 74. maddesinde hükme bağlanan ve uygulamada “taleple bağlılık” kuralı olarak bilinen ilke uyarınca yasaların öngördüğü ayrık durumlar hariç hakim her iki tarafın iddia ve savunması ile bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Mahkemece davacı tarafından istemde bulunulmadığı halde ahır kapıları yönünden komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesine ilişkin hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.