YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1516
KARAR NO : 2011/3278
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yapılan ıslaha göre haksız şekilde feshedilen sözleşme nedeniyle uğranılan kâr kaybının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı şirket, Mersin Devlet Hastanesi’nin bilgisayar otomasyon hizmetlerinin yürütülmesini yüklendikten sonra adı geçen hastanede kullanılacak uygulama yazılımlarının temini, kurulumu, eğitimi ile bakım ve destek sağlama işini 27.12.2001 günlü sözleşme ile davalıya vermiş, sözleşmenin 4.1 maddesinde, anlaşmanın 31.12.2002 tarihine kadar geçerli olacağı kararlaştırılmıştır. Belirlenen süre dolduktan sonra ise taraflar bu kez tarihsiz bir “Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi” imzalamışlar, bu sözleşmenin 14.6 maddesi ile önceki sözleşme geçersiz sayılmış, 2. maddesi ile de sözleşme süresinin 12 ay olduğu, fesih veya ek değişiklikler olmazsa bu sürenin kendilğinden 12 ay daha uzayacağı hüküm altına alınmıştır.
27.12.2001 günlü sözleşme süresi 31.12.2002’de son bulduğuna göre akabinde yapılan sözleşmenin geçerlik başlangıç tarihinin 01.01.2003 olacağı anlaşılmaktadır. Bu hususun aksi de iddia ve ispat edilebilmiş değildir.
Ne var ki ikinci sözleşme doğrultusunda işler yürütülürken davalı, davacı yana gönderdiği 28.05.2003 günlü ihtarname ile 31.05.2003 tarihi itibariyle akdi feshettiğini bildirmiş, buna karşın davalı, gerek mahkemece tensip kararı ile sözleşmenin ifası doğrultusunda verilen ihtiyati tedbir kararı, gerekse de Mersin Devlet Hastanesi ile aralarındaki taahhüt gereği 31.07.2003 tarihine kadar çalışmasına devam etmiştir. Nitekim Mersin Devlet Hastanesi’nin dosya içinde mevcut 21.10.2005 günlü yazısında Temmuz 2003 ayı dahil davacıya ödeme yapıldığının bildirildiği görülmüştür.
Şu halde 01.01.2003 tarihinde başlayan yeni sözleşme dönemi içerisinde 31.05.2003 itibariyle akit feshedilmişse de davacının 31.07.2003 tarihine kadar çalışmasını devam ettirdiği ve kendisine ödemeler yapıldığı anlaşılmakla, kâr kaybı hesabının 31.07.2003 ila yeni sözleşmesinin sona ereceği 31.12.2003 tarihleri arası için yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Bunun yanında kâr kaybı hesabında BK’nın 325. maddesi gereği davacının yapamadığı işler nedeniyle tasarruf ettiği marsaflar ile aynı dönemde yaptığı diğer bir iş nedeniyle kazandığı ve kazanmaktan kasten feragat ettiği kazançlarının mahsubu gereği de gözden kaçırılmıştır.
Buna göre, yeni sözleşmenin 31.12.2003 tarihinde sona ereceği nazara alınmadan ve BK’nın 325. maddesindeki esaslara aykırı şekilde hesap yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ;Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.