Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11566 E. 2012/7357 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11566
KARAR NO : 2012/7357
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi

Davacı, malul olması nedeniyle kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının Kurumca kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının idari yoldan Kuruma başvurma ve gerekli tetkikler yapıldıktan sonra Kurumca karar verileceği ve daha sonra dava açma hakkının saklı bulunduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; davacıya SSK’lı ölen babasından dolayı 1.12.1990 tarihinde malullük aylığı bağlandığı, kontrol muayenesi sonucu malul sayılamayacağının anlaşılması üzerine Kurumca aylığının 22.5.2005 tarihi itibariyle kesildiği, davacının itirazı üzerine SSK Yüksek Sağlık Kurulunun 10.2.2006 tarihli kararıyla “davacının bir eğitim hastanesinin FTR ve Nöroloji kliniklerinde yeniden muayenesinin EMG ve gerekli diğer tetkiklerinin yapılıp, kas gücü düzeyini açıklayan FAS ve Brunstrom’a göre evresini belirten sağlık kurulu raporu ve dayanağı evrakların gönderilmesi” nin istendiği, Kurumca iki kez davacıdan söz konusu eksikliklerin tamamlanması istendiği halde davacı tarafından müracaatın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda davacının maluliyet aylığının devam edip etmeyeceği ve giderek maluliyetinin belirlenmesi için, yukarıda anılan Yüksek Sağlık Kurulu kararındaki eksikliklerin giderilmesi için davacıya süre verilip, Yüksek Sağlık Kurulundan maluliyetin oranını belirten karar aldırmak, itiraz olduğu taktirde Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan itirazın giderilmesini sağlayıp, çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.