Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14509 E. 2011/978 K. 31.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14509
KARAR NO : 2011/978
KARAR TARİHİ : 31.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 08.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu Horzum köyü …, … ve … parsel numaralı taşınmazların tapu kayıtlarında “…” yazılı isminin “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Somut olayda; dava konusu 152 parsel numaralı taşınmazın kadastro tutanağı ile davacının anne-baba ve tüm kardeşlerini gösterir nüfus aile kaydı getirtilmeden ve nüfus araştırması yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2010/14509-2011/978
Mahkemece yapılması gereken; 152 parsel numaralı taşınmazın kadastro tutanağı getirtilerek, tapu kayıtlarında malik görünen “… kızı, Emine Doğan” ile aynı kimlik bilgilerine sahip kişilerin mevcut olup olmadığına ilişkin nüfus araştırması yapılarak ve getirtilen nüfus aile kaydı tapulama tutanakları ile denetlenerek sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olunacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.