Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/15264 E. 2011/956 K. 31.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15264
KARAR NO : 2011/956
KARAR TARİHİ : 31.01.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.03.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalıvekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1489 parsel sayılı taşınmazının genel yola çıkışının olmadığını belirterek 1488, 1338, 1336 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek yargılama sırasında davaya dahil edilen 1338 ve 1336 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit kurulmuş, hükmü aleyhine geçit kurulan parsel maliklerinden … temyiz etmiştir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Eldeki davada 29.12.2008 tarihli fen bilirkişisi raporunda geçit için belirlenen 4 no’lu alternatifte … parsel sayılı taşınmazın doğusundan geçilerek ana yola bağlanabileceği, ancak bu güzergah dik yamaçlı olduğu için araçların girmesinin zor olduğu belirtilmiştir. Ancak, bu güzergahın üzerinde iş
2010/15264-2011/956
makinalarıyla çalışma yapılarak makul bir masraf ile geçite uygun hale getirilip getirilmeyeceği araştırılmamıştır. Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacının kot farkının giderilmesi masraflarına katlanması gerekeceğinden, mahallinde yeniden keşif yapılarak, 29.12.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda 4 no’lu alternatif olarak gösterilen kısımdaki kot farkının makul masraf yapılmak suretiyle giderilip giderilmeyeceği inşaat mühendisi bilirkisine hesaplatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mevcut kroki üzerinden daha kısa ve ekonomik olduğu gözlemlenen bu alternatif üzerinde yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; aleyhine geçit kurulan … ve … sayılı parsel malikleri aleyhine usulüne uygun ayrı dava açılarak eldeki dava ile birleştirilmesi gerekirken; davacı tarafından verilen 26.05.2008 ve 02.06.2008 tarihli harçsız dilekçeler ile davayaa dahil edilmeleri yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dahili davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.