Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/4254 E. 2011/6823 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4254
KARAR NO : 2011/6823
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş,duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı şirketin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatının tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. İcra takibine dayanak yapılan iki adet faturalardan davalı şirket 01.07.2005 tarihli 141.010,00 TL bedelli olanını kabul etmekte, 01.06.2005 tarihli 141.010,00 TL bedelli olan faturaya ise itiraz etmektedir. Faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda taraflar arasında yapılan işin miktarı ve bedeli uyuşmazlık konusudur. Yazılı sözleşme olmadığına göre, konunun uzmanı bilirkişilerle yerinde keşif yapılarak, 2005 yılı mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre davacı tarafından yapılan işin bedelinin belirlenmesi gerekirken, mahkemece yapılan işin bedeli konusunda bilirkişi raporu alınmadan, muhasebeci bilirkişi raporuna dayanılarak ve davalı şirketin ödemesinin kabul edilen fatura miktarından fazla olması gerekçesiyle icra takibine dayanak yapılan iki adet faturada yazılı miktarda işin yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır. Yapılacak iş; konunun uzmanı bilirkişiler aracılığıyla yerinde keşif yapılarak, 2005 yılı mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre davacı taşeron tarafından yapılan işin bedelinin belirlenmesinden, dava dilekçesinde kabul edilen 215.936,10 TL ödeme miktarı düşülerek varsa davacı taşeron alacağının karar altına alınmasından, likid bir alacak bulunmayıp, bilirkişi raporuyla sonuca varıldığından davacı tarafın şartları bulunmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddedilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 825,00’er TL vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.