YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3724
KARAR NO : 2011/4586
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 13.07.1998 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi uyarınca davalı tarafından ifa olunmayan 5 ve 6.ncı katlardaki kaba inşaatın bedel farkı ile gecikmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle açılmış, mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, gecikme tazminatı ile manevi tazminata ilişkin davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; sözleşme ile davacıya ait arsa üzerine zemin artı 4 kat ve çatı katı şeklinde bir inşaat yapımını davalı yükümlenmiştir. Ancak fiilen zemin artı 2 kat inşaat yapıldığı dava konusu edilen 5 ve 6. katlardaki kaba inşaatın hiç yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı inşaatın plân ve projesini yapmadan ve inşaat ruhsatını da almadan bu konularda da davacı arsa sahibinden bir talepte bulunmadan inşaata başlamış ve bir kısmını da gerçekleştirmiştir. Tapunun da henüz kendisine devredilmediği anlaşılmaktadır. Ancak davalı tapu devri konusunda da davacıdan bir istekte bulunmuş değildir. Davadaki maddi tazminata ilişkin alacakların istenebilmesi, inşaatın yasal hale getirilmiş olması şartına bağlıdır. Dava konusu arsaya inşaat yapımının mümkün olup olmadığı, mümkün ise sözleşmede belirtilen şekilde bir inşaatın yapılıp yapılmadığı da araştırılmamıştır. Belediyeden alınan cevapta inşaatın yasal hale getirilemeyeceği belirtilmekle beraber bu konuda etraflı bir bilgi verilmemiştir. Bilirkişi raporunda da yeterli bir açıklama mevcut değildir. Bu nedenle mahkemece öncelikle sözleşmede belirtilen şekilde inşaat yapımının mümkün olup olmadığı etraflıca araştırılarak inşaat yapımının mümkün olmadığının anlaşılması halinde davanın tümden reddedilmesi, inşaat yapımı mümkün ise davacının talep ettiği 5 ve 6. katların yapımı için gerekli bedelin ve davacının gecikmeden dolayı talep ettiği alacağının miktarı saptanarak hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi; öte yandan asıl dava tarihinde davalının temerrüdü oluşmadığından ıslah ile istenen miktar için hüküm altına alınan alacağın tümüne dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamıştır. Asıl davada hükmedilen alacağa asıl dava, ıslah ile istenilen miktara ise ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmelidir. Kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.