YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5645
KARAR NO : 2012/4511
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
Davacı … ile davalı … arasındaki davadan dolayı Ankara 18. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 12.04.2010 gün ve 2008/317-2010/129 sayılı hükmü bozan Dairemizin 08.06.2011 gün ve 2010/4218-2011/3414 sayılı ilâmı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizden 08.06.2011 gün 2010/4218 esas ve 2011/3414 karar sayılı kararı ile sözleşmede kararlaştırılan 38.000,00 TL götürü bedelden kanıtlanan 27.800,00 TL ödeme ile bilirkişi kurulunca saptanan 2.500,00 TL eksik işler bedelini ve 300,00 TL nefaset bedelini düşerek kalan 7.400,00 TL alacağa 28.03.2008 ihtar tebliğ tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte karar verilmesi gerektiğinden bahisle verilen bozma kararına karşı davalı yanca yasal süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacı yüklenici dava dilekçesinde; sözlü olarak yapılan eser sözleşmesiyle davalı iş sahibine ait dubleks binanın tadilat ve onarım işlerini 40.000,00 TL götürü bedelle üstlendiğini, işi tamamlayıp 2008 yılı ocak ayında teslim ettiğini, davalının iş bedelinin 27.800,00 TL’lik kısmını ödeyip kalan 12.200,00 TL’yi ödemediğini iddia ederek 12.800,00 TL alacağın 29.02.2008 günlü ihtarnamenin tebliğ edildiği 28.03.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı iş sahibi cevabında; taraflar arasında 28.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli iki ayrı sözleşme imzalandığını, her iki sözleşmeye konu işler için kararlaştırılan götürü bedelin toplam 38.000,00 TL olduğunu, bu bedelin 29.500,00 TL’lik kısmının davacıya ödendiğini, sözleşmeye göre işin 35 iş günü içinde tamamlanıp teslim edilmesi gerekirken süresinde teslim edilemediğini, yapılan işlerin de eksik ve ayıplı olduğunu, eksik ve kusurlu işler bedeli ile sözleşmenin 9. maddesi uyarınca gecikilen her gün için 50,00 TL cezai şart mahsup edildiğinde borçlu değil alacaklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yargılamada alınan 05.02.2010 tarihli ek bilirkişi kurulu raporu aynen benimsenerek davacının bakiye alacağı sözleşmede kararlaştırılan 38.000,00 TL götürü bedelden kanıtlanan 27.800,00 TL’lik ödeme ile, 2.500,00 TL eksik işler bedeli, 300,00 TL ayıplı işler nedeniyle nefaset bedeli ve 7.250,00 TL gecikme cezası düşülerek 150,00 TL olarak belirlenmiş, dava kısmen kabul edilerek bu miktar alacağın 28.03.2008 ihtar tebliğ tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 03.11.2007 ile 28.03.2008 tarihleri arası için 145 gün x 50,00 TL/gün = 7.250,00 TL gecikme cezası hesaplanıp davacı alacağından mahsup edilmiştir. “Yapılacak İşlerin Listesi” başlıklı 24.09.2007 tarihli ve 28.000,00 TL götürü bedelli sözleşmede gecikme cezası ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle bu sözleşmeye dayanılarak ifaya ekli gecikme cezası talep edilmesi mümkün değildir. Gecikme cezası; binaya giydirme cephe sistemi yapılması işiyle ilgili 24.09.2007 tarihli ve 10.000,00 TL bedelli sözleşmenin 9. maddesinde düzenlendiğinden ancak bu sözleşmeye dayanılarak gecikme cezası talep edilebilir. Dış cephe kaplama işinin eksiksiz tamamlanıp 09.02.2008 tarihinde teslim edildiği davacının iddiası, tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile kanıtlanmıştır. Toplanan delillere göre dış cephe kaplama işinde 21.11.2007-09.02.2008 tarihleri arası 80 günlük gecikme söz konusu ise de davacının gecikme cezasından sorumlu tutulabilmesi için gecikmenin tamamen davacının kusurundan kaynaklanması, gecikmede davalının bir kusurunun bulunmaması gerekir. Davacı tanıkları .. ile …’nın beyanlarından davalının Erzurum’da iken evin kapalı kaldığı, çalışmaya izin verilmediği, davalının bazı günler inşaat mahallini kapalı ve kilitli tutarak işyerini kısmen teslim etmediği, çalışma yapılmasını engellediği, böylelikle işin gecikmesinde davacı yüklenici ile birlikte ortak kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kendi kusuru ile gecikmeye sebebiyet veren taraf, sözleşme hükümlerine dayanarak gecikme cezası talep edemeyeceğinden mahkemece davacının alacağından gecikme cezası kesilmemesi gerekirken delillerin takdirinde ve sözleşme hükümlerinin yorumlanmasında hataya düşülerek davacının alacağından 145 günlük gecikme karşılığı 7.250,00 TL gecikme cezası kesilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; sözleşmede kararlaştırılan 38.000,00 TL götürü bedelden kanıtlanan 27.800,00 TL ödeme ile bilirkişi kurulunca saptanan 3.000,00 TL eksik işler bedelini ve 360,00 TL nefaset bedelini düşerek kalan 6.480,00 TL alacağa 28.03.2008 ihtar tebliğ tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte karar vermekten ibarettir.
Yerel mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekirken 05.02.2010 tarihli ek bilirkişi raporunda eksik işler bedelinin 3.000,00 TL yerine 2.500,00 TL ve ayıplı işler nedeniyle nefaset bedelinin 360,00 TL yerine 300,00 TL olarak kabulüyle davanın 6.480,00 TL yerine, 7.400,00 TL alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteminin bu nedenle kabulü uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 08.06.2011 gün 2010/4218 Esas ve 2011/3414 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün belirtilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.