YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/137
KARAR NO : 2012/4625
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve icra inkâr tazminatına dair verilen karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takibe itiraz eden borçlunun icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız olması, takip konusu alacağın da likid bulunması gerekir. Alacak miktarı yargılama sonucu toplanan delillerin değerlendirilmesi ve özellikle bilirkişi incelemesiyle belirlenmişse alacağın likid olduğundan söz edilemez. Takip dayanağı faturalar, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunmakta ise de, ödemeler çekişmeli olup, ödeme miktarı sunulan makbuz ve dekontların değerlendirilmesi ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlendiğinden davalı iş sahibi ödenen kısım yönünden takibe itirazında haklı bulunduğundan icra inkâr tazminatı koşulları oluşmamıştır. Mahkemece, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatının reddi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca inkâr tazminatı kaldırılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kararın hüküm fıkrasının icra inkâr tazminatı ile ilgili 2 nolu bendinin tamamen karardan çıkartılarak, yerine “şartlar oluşmadığından icra inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.