Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2012/139 E. 2012/4624 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/139
KARAR NO : 2012/4624
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftirler.
Dava konusu somut olayda, davacı yüklenici davalı koopetife ait Kayseri ili Kocasinan ilçesi, … Köyü, tapunun ada no:…, parsel …’de kayıtlı taşınmaza inşaat yapım işini üstlenmiştir. Yanlar arasında 10.08.2006 tarihli harici sözleşme düzenlenmiş, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca kooperatifin kuruluşundan bitim tarihine kadar geçecek süre içerisinde yapılacak işin maliyet fiyatı üzerinden %10 iş bedeli ücret ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenici işe başlamış edimini önemli oranda ifa etmiştir. Somut olaya ilişkin temel uyuşmazlık yapılan işin toplam maliyet tutarı ve buna göre %10 hesabıyla davacının alacak miktarına ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/15 D.İş sayılı tespit dosyası, sözleşme, inşaat ruhsatı, yapılan giderlerle ilgili makbuzları teslime ilişkin irsaliye kayıtları, ödemelere ilişkin dekontlar getirilmiş, tarafların gösterdikleri diğer kanıtlar da toplandıktan sonra yerinde tatbiki keşif yapılıp, uygulama uzman bilirkişi kurulunca sağlanmıştır. Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda %25 müteahhitlik kârı düşülerek, Bayındırlık birim fiyatları esas alınıp, dava tarihi itibariyle, yapılan işin maliyeti 1.728.927,20 TL olarak hesaplanmış, bunun %10’u 172.892,72 TL olarak belirlenmiş, 29.500,00 TL olan ödeme miktarının güncellenmiş tutarı 32.289,90 TL düşülerek davacı alacağı 140.602,82 TL olarak tespit edilmiştir. Mahkemece de bu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa taraflar arasındaki sözleşme 10.08.2006 tarihli olup işin 2006-2007 yılları içerisinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişi heyeti raporu içeriği hesap şekli itibariyle usul yasaya uygun olmayıp Yargıtay denetimine elverişli değildir. O halde yapılması gereken iş aynı bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp işin yapıldığı tarihteki maliyet tutarı hesaplanmalı, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca bunun %10’u davacı alacağı olarak belirlenmeli, güncelleme yapılmaksızın yapılan ödemeler de mahsup edilerek sonucu dairesinde hüküm kurulmalıdır.
Diğer yandan Borçlar Yasası’nın 101. maddesi uyarınca istenebilir hale gelen bir alacağa dava tarihinden önce faiz yürütülebilmesi için davalıya usulüne uygun ihtarname gönderilip direnime düşürülmesi gerekir. Davaya konu somut olayda davacı dava dilekçesinde 20.000,00 TL talep etmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş 22.07.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 140.602,82 TL’ye çıkarmıştır. Bu durumda 20.000,00 TL için dava tarihinden, ıslahla artırılan 120.602,82 TL bedel için ıslah tarihinden itibaren temerrüd oluşmuştur. Mahkemece, oluşan temerrüt durumu dikkate alınmaksızın hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.