YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7525
KARAR NO : 2021/15113
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
Mahkemesi : ….Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi tazmnat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için… Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. … ile davacı adına Av. … geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacılar Eş … için 216.560,22 TL, çocuk … için 37.968,95 TL, çocuk … için 74.180,44 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
II-CEVAP
Davalı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, yapılan işle iş kazası arasında illiyet bağı bulunmadığını, nitekim Kurum inceleme raporunda dava dışı …’ın %100 kusurlu olarak tespit edildiğini, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde müvekkilinin kusuru oranına göre hesaplanan maddi tazminatın kendilerine yüklendiği belirtilmiş olmasına karşın %100 oranı üzerinden hesaplanan tazminatın hüküm altına alındığını, kusur oranının hatalı hesaplandığını, kusur raporunu düzenleyen bilirkişiler arasında hukukçu bilirkişi bulunmadığını, dava dışı fail …’ın müvekkiline ait işyerine alınırken ibraz ettiği adli sicil kaydında sabıkasının bulunmadığının yazılı olduğunu, buna karşılık bilirkişilerin müvekkili aleyhine bundan dolayı kusur atfettiklerini, müvekkilinin bu olayı önlemek için alabileceği herhangi bir tedbir olmadığını, somut olayda müteselsil sorumluluğun söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından …tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde davacılar murisinin vefat ettiği, Kurum başmüfettişi tarafından düzenlenen inceleme raporunda kasten öldürme fiili şeklinde meydana gelen iş kazasında bu fiilin faili … isimli işçinin %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece alınan …tarihli bilirkişi kusur raporunda müteveffa sigortalının kusursuz, davalı şirketin %20, dava dışı…’ın %80 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, raporda davalı işverene iş sağlığı güvenliği eğitimi olmayan, yapacağı işe uygun çalışabilir sağlık raporu olmayan müteveffayı ve fail …‘ı işyerinde işe başlattığı, adli sicil kaydı bulunan fail …‘ı işe alırken bu hususu dikkate almayıp işe girişinde gerekli özeni göstermediği gerekçeleri ile kusur atfedildiği, yine farklı bilirkişi heyetinden alınan … tarihli bilirkişi kusur raporunda da müteveffa sigortalının kusursuz, davalı şirketin %20, dava dışı …’ın %80 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, raporda davalı işverene önceki kusur raporundaki gibi benzer gerekçelerle fail …’ı işe alırken yeterli inceleme yapmadığı/yaptırmadığı, uyuşturucu madde kullanmaktan ceza almış bir sabıkalıyı işe giriş sağlık raporu alınmadan, herhangi bir eğitim verilmeden, murise yardımcı eleman olarak görevlendirdiği gerekçeleriyle kusur izafe edildiği, davalı işveren şirket vekilinin… tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği ve kendilerine …’ın işe girişinde ibraz ettiğini beyan ettikleri adli sicil kaydında dava dışı fail …’ın e-devlet sorgulamasının yapıldığı 13/05/2015 tarihi itibariyle adli sicil kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının veya hak sahiplerinin kazanç kaybının hesaplanmasında davacı veya hak sahibinin kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda, temyiz eden davalı işverenin zararlandırıcı sigorta olayına sebebiyet veren dava dışı çalışanı …’ı e-devlet üzerinden aldığı sicil kaydı bulunmadığına dair adli sicil kaydı kapsamında istihdam ettiğini ileri sürerek kusurun oran ve aidiyeti ile gerekçesine itiraz ettiği anlaşılmasına karşın bu husus araştırılıp değerlendirilmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden, … ’ın … tarihi itibariyle adli sicil kaydının bulunup bulunmadığını, adli sicil kaydına işlenen kayıtlar varsa bunların hangi tarih itibariyle sisteme girildiğini araştırmak, araştırma sonucuna göre alanında uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşmuş 3 kişilik bilirkişi heyetinden davalı işverenin bu yöndeki itirazlarını ve daha önce alınmış bilirkişi kusur raporları ile Kurum tahkikat raporunu da irdeleyip değerlendiren kusur raporu almak, usuli kazanılmış hakları da gözeterek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK m. 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
30/11/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.