Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4787 E. 2011/6334 K. 16.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4787
KARAR NO : 2011/6334
KARAR TARİHİ : 16.05.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.09.2004 gününde verilen dilekçe ile yükleniciden temlik alınan hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Sanayi ve Ticaret A.Ş ve … vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, davalılardan S.S. … Konut Yapı Kooperatifi ile diğer davalı yüklenici … İnşaat San. ve Tic. Ltd.Şti. arasında 46224 ada 1, 46219 ada 1, 46259 ada 1 sayılı parseller üzerinde inşaat yapımı için 15.09.2000 tarihli asıl ve paylaşıma ilişkin 22.03.2001 tarihli ek sözleşmenin bulunduğunu, davalı yüklenici şirketin 15.09.2000 tarihli sözleşme uyarınca kendisine bırakılması kararlaştırılan 46224 ada 1 sayılı parsel A blok 27 numaralı bağımsız bölümü 25.500,00 TL bedelle 20.02.2001 tarihinde kendisine sattığını, bedelini ödediğini ancak ferağ işleminin yapılmadığını belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici … İnşaat San. ve Tic. Ltd.Şti., davaya cevap vermemiştir.
Diğer davalı S.S. … Konut Yapı Kooperatifi, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin feshedildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Davalılardan … Beton Sanayi ve Ticaret AŞ. iyiniyetli kayıt maliki olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalılardan S.S. … Konut Yapı Kooperatifi ve … Beton Sanayi ve Ticaret AŞ. vekili temyiz etmiştir.
Yüklenici şirkete arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle bırakılması kararlaştırılan ve davacıya temlik edilen A blok 27 numaralı bağımsız bölümü, davalı yüklenici diğer davalı … Sanayi ve Ticaret AŞ.’e tapuda devretmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş davalı … Sanayi ve Ticaret AŞ.’e yapılan devir işleminin yolsuz olup olmadığının ve bu satışa hukuken değer tanınıp tanınmayacağını tespit etmektir.
Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, satın alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.
Belirtilen ilke, TMK’nun 1023. maddesinde aynen “tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddesinde “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplam düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.
Ayni hak, kütüğe tescil yoluyla yazılmışsa kural olarak böyle bir tescile dayanan iyiniyetli kişinin iktisabı korunur. Fakat tescilin yanı başında, bir de bunun haklı bir sebebe dayanması ve tescil talebinin o hak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olan kimse (TMK’nun m.1013) tarafından yapılmış olması şarttır. Yetkisiz bir kimse tarafından yapılan talep veya haklı bir sebep olmadan yapılan bir tescil hakkı iktisap ettirmez. Ancak bu yönden tescil sakat dahi olsa, iyiniyetli, yani sakatlığı bilmeyen ve bilmeleri de kendilerinden beklenemeyen kimseler (TMK m.3) karşısında geçerli bir tescilin sonuçlarını doğurur. Böyle bir tescile dayanarak iyiniyetle o gayrimenkul üzerinde ayni bir hak iktisap eden kimsenin bu iktisabı korunur (TMK m.1023).Yani iyiniyetli kimseler kütüğün görünüşüne inanmakta haklıdır. Bu kuralın tapu kütüğüne güven sağlamak için getirildiği kuşkusuzdur (TMK m.1020)
Bütün bu hususlar bir yana bırakılarak, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 16.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.