Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/12798 E. 2011/14849 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12798
KARAR NO : 2011/14849
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.05.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, paydaşı bulunduğu 1357 ada 97 parsel sayılı taşınmazın davalı idarece imar uygulamasına tabi tutulması sırasında % 27,5 düzenleme ortaklık payı alındığını, encümen kararı gereğince bu oranın % 35’e tamamlanması için de ayrıca bağışlanan % 7,5 oranındaki miktarın tapuya tescil edildiğini, bağışlanan kısmın tapuya tescili sırasında yanlışlıkla 1357 ada 97 parsel sayılı taşınmazın uygulamaya girmeyen kısmından da bağış alındığını ileri sürerek davalı … üzerindeki tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı …, davanın idare mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacının kendi isteği ile % 7,5 payını Belediyeye karşılıksız bağışladığını, bağıştan dönme şartlarının oluşmadığını, Borçlar Kanununda öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunu, yanlışlığı Tapu Sicil Müdürlüğünün yaptığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, imar uygulamasına girmeyen kısımdan bağış yoluyla davalı adına tescil edilen pay bulunduğunun bilirkişi incelemesi ile sabit olduğu belirtilerek davalı payından davacının söz konusu taşınmazdaki hissesi oranında hesap edilen miktarda payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyada mevcut tapu kaydının incelenmesinden davalının, imar uygulamasına tabi tutulmayan 1357 ada 97 parsel sayılı taşınmazda 28.01.1998 tarihli 205 yevmiye numaralı hibe işlemi nedeniyle 555/24332 paya sahip olduğu görülmektedir. Yine 28.01.1998 tarihli ve 205 yevmiyeli ipka nedeniyle davacının payı 90/24332 olarak tescil edilmiştir. Görülüyor ki, imar uygulaması yapılmayan yerden davacının belediyeye hibe yoluyla kazandırdığı pay 555/24332dir. Bu payın tamamı davalı … adına davacının hibesi nedeniyle tescil edildiğinden hesaplamanın buna göre yapılması gerekir. Nitekim davacı bilirkişi raporuna bu hususu vurgulayarak itiraz etmiştir. Mahkemece yeni bir bilirkişi seçilerek davacının paydaş olduğu, imara girmeyen taşınmaza iadesi gereken miktar hesaplattırılarak, bulunan bu pay için davanın kabulü gerekir.
Eksik araştırma ve inceleme sonucu yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2).bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran davacı tarafa iadesine, 05.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.