Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/9477 E. 2011/10819 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9477
KARAR NO : 2011/10819
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.07.2009 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil ve haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; haciz şerhi terkini isteminin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 25.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Tapu Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil ve taşınmazın tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini isteminde bulunmuştur.
Davalı …, tapu iptali ve tescil istemini kabul etmiş, davalı … ve Tapu Sicil Müdürlüğü ise haciz şerhi terkini isteminin reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm haciz şerhinin terkini koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında taşınmazın tapu kaydındaki haciz şerhi terkin edilmiş, mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
Hükmü, yararlarına vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle davalı … ve Tapu Sicil Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi, dava devam ederken dava konusu alacağın ödenmesi, müdahaleye son verilmesi, taşınmaz mülkiyetinin davacıya geçirilmesi gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. Davanın konusuz kalması halinde artık esas hakkında yargılama yapılmasına ve karar verilmesine gerek kalmaz. Ancak, HUMK’nun 417. maddesi gereğince yargılama giderlerinden davadaki hangi tarafın sorumlu tutulması gerektiğinin tespiti için yargılamaya devam olunması, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespiti gerekir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın tapu kaydına davalı … Başkanlığının vergi borcu nedeniyle kamu haczi şerhi işlenmiştir. Şerh, kayda işlendiğinde Belediye Başkanlığı kayıt malikidir. Bu nedenle şerhin kayda işlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece şerhin terkinine dair verilen karar da bu nedenle bozulmuştur. Diğer bir anlatımla, hükmü temyiz eden davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiklerinden söz edilemez. Mahkemece tüm bu yönler gözardı edilerek davalıların yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Ancak, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasına 6.bent olarak “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak tek vekil ile temsil edilen davalı … Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve davalı … Sicil Müdürlüğüne verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.