YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15294
KARAR NO : 2011/16453
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 07.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 732 ve 1094 parsel sayılı taşınmazlarda malik …’ın “…” olan soyadının “…” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu
kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı,kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazlar Ali oğlu … adına tapu kaydına dayanılarak tespit ve tescil edilmiştir. Mahkemece tapu kaydı ve tapulama tutanakları getirtilmiş, nüfus müdürlüğünden tapuda malik görünen … ile aynı kimlik bilgilerine sahip kişi veya kişilerin mevcut olup olmadığı araştırılmıştır. Tanık anlatımları, nüfus müdürlüğü ve mahallinde yapılan araştırmada … isimli bir kişinin bulunmadığı saptanmıştır. Ancak, dava konusu taşınmazların tespitine dayanak tapu kayıtları getirtilmemiş, özellikle de 752 sayılı parselde … ile birlikte Ali oğlu …’un da paydaş olduğu gözetildiğinde kayıt maliklerinin babalarına ait nüfus aile kayıt tablosu incelenmemiştir.
Yukarıda da değinildiği gibi mahkemece isim düzeltme yoluyla mülkiyet nakline sebebiyet vermemek için bazı araştırmalar yapılmış ise de toplanan deliller hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. Taşınmazların tapulama tutanaklarında dayanak olarak gösterilen tapu kayıtlarının ve varsa kayıt malikinin babasına ait nüfus aile kayıt tablosunun getirtilmesi kesin kanaat oluşmadığı takdirde mahallinde keşif yapıldıktan sonra sonuca gidilmesi gerekir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.