YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14530
KARAR NO : 2011/15848
KARAR TARİHİ : 21.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07..02.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 2 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tapu sicilindeki “…”; “…”; …” ve “…” biçimindeki kimlik bilgilerinin “…”; “…”; “… kızı, …” ve “…” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine özellikle tapu kayıt malikleri “İbrahim kızı Gülizar Küçüksolak” ve “…” yönünden tapulama tutanakları ile davacıların murislerinin kök nüfus kayıtları ile uyumlu bulunduğundan davalı vekilinin bu malikler yönünden temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir.
Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda, davacılar murislerine ait taşınmazların tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Davacılar ismi düzeltilmesi istenilen “…” ve “Mestan kızı, … …’ın” mirasçısı değildir. Dava başka bir mahkemeden verilen yetkiye dayalı olarak da açılmamıştır. Bu nedenle, davacıların bu malikler yönünden dava açmakta hukuki bir yararları bulunmamaktadır.
Mahkemece, açıklanan bu husus dikkate alınmadan bu malikler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.