Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/8039 E. 2011/14545 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8039
KARAR NO : 2011/14545
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile kira sözleşmesi yaptıklarını, kira sözleşmesine konu yeri sözleşmeye göre bir ay öncesinden ihbar ederek tahliye ettiğini, bu sözleşme kapsamında depozito bedeline karşılık teminat olarak sadece bedel kısmı 7.500 TL olarak doldurulmuş halde davalıya senet verdiğini, davalının senedin boş kısımlarını doldurarak icra takibine koyduğunu belirterek borçlu olmadığının tespiti ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının taşınmazı kira süresi dolmadan önce tahliye ettiğini, sözleşmenin 3. maddesine aykırı olarak taşınmazda izinsiz tadilat yaptığını ve tahliye ederken taşınmaza zarar verdiğini bu zararın karşılanması için depozito bedeli olarak verilen senedi icra takibine konulduğunu belirterek davanın reddi ile ihtiyati tedbir konulması nedeniyle uğradığı zarara karşılık % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiş olup, Karşı dava dilekçesi ile, davacının mecuru kira süresinden önce tahliye ettiğini halen 6 aydır kiraya verilemediğini belirterek 6.000 TL kira bedeli ve 2.500 TL mecura verilen zarar olmak üzere 8.500 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Karşı davalı cevap dilekçesinde; taşınmaza tahliye edilirken bir zarar verilmediğini, taşınmazın anahtarının teslimi sırasında karşı davacının bu konuya ilişkin bir çekince ileri sürmediğini belirterek karşı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların ve davalının karşı davaya ilişkin tüm, asıl davaya ilişkin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl dosya davalısı, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle uğradığı zarara karşılık İcra iflas kanunun 72/4. maddesi gereğince %40 tazminat talep etmiş olup, mahkemece asıl davada reddedilen miktarın %40’ı üzerinden davalı lehine tazminata hükmedilmiştir.
2011/8039-14545
Mahkemece asıl dava dosyası kapsamında davacı lehine verilen ihtiyati tedbir kararında … 3. İcra Müd. 2009/2120 esas sayılı dosyasında alacak miktarının %40 teminat karşılığı icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar ödenmemesi karar verilmiş ise de, söz konusu icra dosyasına herhangi bir borçlu ödemesi veya icra satışından kaynaklanan paranın girmediği ve davalının oluşan bir zararı bulunmadığından, mahkemece davalı lehine tazminata hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-İİK.nun 72/5 maddesinin gereğince asıl dosya davalısı alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Dava konusu takipte kötüniyetli olduğu, sırf davacıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilemediğine göre davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4-Mahkemece, asıl davaya ilişkin olarak 7.500 TL bedelli bono nedeniyle davacının 3.709 TL asıl alacak üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilerek, 3.791 TL yönünden istemin reddine hükmedilmiştir. Bu itibarla, davalı hakkındaki davanın reddedilen miktarı üzerinden davalı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan 1.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davacılar ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümü, asıl davaya ilişkin, A bendi 1.paragrafında yer alan “Davanın kabul edilen 3.709 TL’lik kısmı üzerinden hesaplanacak %40 inkar tazminatının davalı …’dan alınıp davacılar … ve …’e verilmesine, davanın reddedilen 3.791 TL’lik kısmı üzerinden hesaplanacak %40 inkar tazminatının da davacılar … ve …’den alınıp davalı …’ya verilmesine” sözlerinin karardan çıkarılmasına, 4.bentte açıklanan nedenlerle; kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümün, asıl davaya ilişkin, A bendine 5 nolu paragraf olarak (Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde öngörülen 1.000 TL, vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 59.40 TL harcın davacı-karşı davalıya iadesine ve yine peşin alınan 55.10 TL harcın davalı-karşı davacıya iadesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.