Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/9583 E. 2013/13876 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9583
KARAR NO : 2013/13876
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … adına 26.06.1998 tarihli 2.500 YTL bedelli tüketici kredisi kullanıldığını, diğer davalıların kefil olduklarını, ancak davalı şirketin davalı … gibi bir çok şirket çalışanına akdin kurulması aşamasında aktif rol alarak ve yönlendirerek, şahsi ve ayni teminat vermek suretiyle kredi verilmesini sağladığını, müvekkili bankanın sirkeci şubesinde gerçekleşen usulsüz işlemlerde önemli rolü olduğunu ve dava konusu kredinin asıl borçlusu konumunda bulunduğunu belirterek; ödenmeyen kredi borcu nedeniyle 14.969 TL’nin faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyanın incelenmesinde; davalı …’ın davalı firmanın çalışanı olduğu, firmanın yönlendirmesi ile davacı bankadan tüketici kredisi aldığı ve kredi tutarının davalı firma tarafından kullanıldığı, kredi alınmasındaki asıl amacın davalı firmaya finansman sağlanması olduğu, esasen dava dışı pek çok firma çalışanına aynı şekilde kredi kullandırıldığı, firmanın da şahsi ve ayni teminat verdiği sonuçta kredinin geri ödenmediği anlaşılmaktadır. Davacı bankanın izah edilen yöntemle davalı firmaya kullandırdığı
2013/9583-13876
kredilerin geri ödenmemesi üzerine bankanın yetkili müdürlerince sahte kimlik bilgisi ve üçüncü kişinin katılımı ile mevduat hesabı açılarak, başka bir müşterinin hesabından para aktarılıp işletilerek elde edilen paranın davalı firma hesabına havale edildiği, bilahare davalı firma hesabından yada hayali yaratılan hesaptan esasen banka kaynakları kullanılmak suretiyle, kredi ödenmiş gibi gösterilerek 15.6.1999 tarihli ibranamenin düzenlendiği ve rehinlerin kaldırıldığı, banka görevlilerinin ceza mahkemesinde yargılandığı ve sahtecilik suçundan mahkum oldukları, sözkonusu ibranamenin de gerçek olmadığı, hayalı hesaptan ödeme üzerine düzenlendiği eldeki dava dosyası içeriği ile kesinleşen emsal dava dosyaları içeriklerinden açıkça anlaşılmaktadır. (… 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320-2009/201 esas ve karar sayılı ilamı, Beyoğlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/24-2003/549 esas ve karar sayılı ilamı, … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/638-2002/176 esas ve karar sayılı ilamı ve davalı firma çalışanları hakkında açılan diğer emsal dava dosyaları) Bundan ayrı olarak davalı F Profil hakkında 25.6.2008 tarihinde iflasına karar verilmiş, iflas idaresi memuruna tebligat yapılarak davaya devam edilmiş ve davalı müflis şirketi temsilen iflas idaresi memuru 21.02.2012 tarihli duruşmaya katılmıştır. Emsal dava dosyalarında da davalı firma çalışanları hakkındaki dava reddedilirken, davalı F Profil hakkındaki davaların tefrik edilerek iflasın açılmasına ilişkin … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/216 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmelerine karar verildiği, bu nitelikteki mahkeme kararların onanmalarına karar verildiği emsal dava dosyalarından anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar, dava dosyası ve emsal dava dosyaları içeriğinden davalı firmanın kendisine finansman yaratma amacıyla çalışanlarına kredi kullandırıp parayı kendisinin tahsil ettiği ve geri ödemediği, kredi ilişkisinin asıl tarafı olduğu açıkça anlaşıldığı gibi bu husus mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece bu husus açıkça belirlendiği halde, sahteliği sonradan mahkeme kararı ile ispatlanmış ibraname dayanak gösterilerek davalı firma hakkında da davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı firma yönünden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 24.30 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 27.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.